KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6264 E., 2010/12818 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2007/358 - 2008/407 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin % 10 oranın payla ortağı bulunduğu davalı limited şirketin 08.11.2006 ve 23.03.2007 tarihli genel kurullarında kar payı dağıtılmasına karar verildiği halde 2004, 2005 ve 2006 yıllarına ait müvekkili payına düşen karın ödenmediğini, bu nedenle faiziyle birlikte 76.682,34 TL’nin tahsili için başlatılan icra takibine davalı itirazını haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya 29.340,00 TL tutarında ödeme yapıldığını ve bakiye alacağının davacı borçlarına mahsup edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin genel kurulunda ortaklara kar payı dağıtılmasına kara verildiği, davacının ortak olarak hak kazandığı bedelin ödenmediği, kısmi ödeme iddiasının da taraf yeminiyle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibine itirazının iptaline, takibin 62.725,28 TL asıl alacak ve icra masraflarıyla birlikte devamına, asıl alacak üzerinden % 40 oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince, Dava, limited şirket ortağının kâr payı alacağı için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kural olarak bir sermaye şirketi türü olan limited şirkete TTK'nun 533ncü maddesi uyarınca bu şirketin sağlayacağı kazançtan yararlanmak amacı ile ortak olunur. Yine ilke olarak bu tür şirketlerde ortağın kâr payı alacağı, ortaklar kurulunun TTK'nun 539/4ncü maddesi gereğince kâr dağıtma kararıyla muacceliyet kazanır. Şirket ana sözleşmesinde aksine hüküm yoksa, ortaklar kurulu TTK'nun bu konudaki düzenlemeleriyle bağlıdır.
Somut olayda mahkemece dava kısmen kabul edilerek davacının kar payı alacağının bulunduğu kabul edilmiş, ancak faiz istemi ret edilmiştir. Oysa; icra takibinde ve itirazın iptali dava dilekçesindeki davacı tarafın faiz isteminin yukarıda açıklanan muacceliyete ilişkin ilke ve dosyada mevcut ihtarname ile birlikte değerlendirilerek belirlenecek temerrüt tarihi itibariyle davacının faiz istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6264, K. 2010/12818, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama