KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/654 E., 2010/10966 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
720 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalı TPE vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen26.10.2010 gününde davacı Avukatı ... ile davalılar ...
Ltd.Şti. vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalılardan TPE vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “... ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ” ve “ev+şekil+... alışveriş merkezi” markalarının tescilli sahibi bulunduğunu, davalının ise Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı’na başvurarak “ES+Şekil+... Alışveriş Merkezleri” markasının tescilini sağladığını, bu şirketin müvekkili şirket ile aynı işi yaptığını, aynı konuda iki marka verilemeyeceğini ileri sürerek, davalı markasının iptali ile sicilden silinmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Alışveriş Merkezleri Tic.Ltd.Şti. vekili, davacının markasının “... ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ”, müvekkilinin markasının ise “... ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ” olduğunu, “Alışveriş Merkezleri” ibaresinin bağımsız olarak tescile tabi olamayacak kelimelerden olup, geriye sadece ... ve ... kelimelerinin benzerliğinin kaldığını, bu iki ismin benzerliğinin ise tartışmasının dahi yapılamayacağını, markalar arasında şekil olarak da hiçbir benzerlik bulunmadığını, başına veya sonuna ev kelimesi alan başkaca kelimelerden oluşan pek çok marka bulunduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 17.02.2006 gün ve 2004/14154 E, 2006/1555 K sayılı kararında yazılı gerekçeyle davalılar yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, T.P.E Markalar Dairesi Başkanlığı'ndan celbedilen kayıtlardan görüldüğü üzere, 2000/09359 sayılı ... Alışveriş Merkezleri+Ev şekli ibareli markanın hizmet çeşidi olarak 35.sınıfta 16/05/2000 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davalı şirket adına, 155755 sayılı ... alışveriş Merkezleri ibareli markanın 19/09/1994 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle, 206107 sayılı ve ...
Alışveriş Merkezi+şekil ibareli markanın 8, 9, 18, 25, 27 sınıflarda, 30/03/1998 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davacı şirket adına tescil olunduğu, gerek davacının T.P.E. nezdinde tescilli ... Alışveriş Merkezleri ve Ev ... Alışveriş Merkezleri+şekil ibareli markaları gerekse davalı adına tescilli Es ...
Alışveriş Merkezleri+Ev şekli ibareli markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının aynı olduğu ve bu mal ve hizmetlerin alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde her iki markanın ortak kelimesi olan "Ev" kelimesinin iltibas oluşturup oluşturmayacağı hususunda yapılan değerlendirmede de, Ev kelimesinin ortalama düzeydeki halk kitlesi tarafından kullanılan bir kelime olmayıp, günlük yaşamda herkes tarafından bilinen ve kullanılan bir kelime olması sebebiyle ayırt edicilik unsuru olmadığı gibi,
... markasının tanınmış statüde marka olmamasının yanında bu marka ile ilgili davacının öncelik hakkının da söz konusu olmadığı sonucuna varılarak, davalı T.P.E. yönünden davanın husumet yönünden reddine, diğer davalı yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı TPE vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve Dairemizin bozma kararı sonrası yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davalı adına tescilli olan ve hükümsüzlüğü istenilen “ES+Şekil+... ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ” markasının davacı adına tescilli markalara 556 sayılı KHK’nin 7/1-b ve 8/1-b maddeleri anlamında benzer olmadığının belirtilmiş olması karşısında, davacı markalarının tanınmış olduğu yönündeki iddiasının işbu davada verilecek karara bir etkisinin bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı TPE vekilinin temyizine gelince; 13.12.2007 tarih ve 26729 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren ve 20.06.2008 karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2.maddesi gereğince kendisini vekille temsil ettiren davalı TPE yararına 1.200 YTL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu konuda bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı TPE yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/654, K. 2010/10966, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama