KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6570 E., 2010/129 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Osmancık Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.03.2008 tarih ve 2007/45-2008/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilinin davalının maliki olduğu ve dava dışı iki kişiye kiraya verdiği mandıraya süt vermek için anlaştıklarını, anılan kiracıların her biri 50.000.00 YTL tutarlı iki adet bono verdiklerini, bu kişileri fazla tanımadıkları için davalının mülk sahibi olarak bonoları kefil olarak imzaladığını, asıl borçluların müvekkillerinin birikmiş alacaklarını ödemediğini, bu kişilerden tahsil imkanının da bulunmadığını, davalı hakkında yapılan icra takiplerinin iptal edildiğini, birikmiş alacaklarının henüz ödenmediğini ileri sürerek, müvekkili ... için 22.000.00 YTL, diğer müvekkili için ise, 11.000.00 YTL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı olmadığını, müvekkilinin senetlerde ciranta olarak yer aldığını, davacılardan bir alacağı nedeniyle bonoları aldığını, ancak alacak ilişkisinin bitmesi sonrası senetlerin iade edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların bonolara dayalı olarak davalı aleyhine ayrı ayrı icra takibi yaptıkları, davalının anılan bonolardan dolayı davacılara karşı borç altına girmesinin mümkün olmadığının, ancak asıl borçlu ile avaliste başvurmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle yaptığı şikayetin kabul edildiği, kararların Yargıtay’dan onandığı, davacıların süt alım satımına ilişkin olarak senetlerin düzenlendiğini, davalının da bu sözleşmenin kefili olduğunu iddia ettikleri, ancak bu durumu ispat edemedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. .
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6570, K. 2010/129, 11 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama