KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6748 E., 2010/12448 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/03/2009 tarih ve 2008/1542-2009/322 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında kira sözleşmesi imzalandığını, kiralananın amacına uygun şekilde kullanılması için faaliyete başlandığı sırada binada projeye aykırı kısımların olduğunun, ayrıca otoparkın kullanımına engel durumlarının bulunduğunun ve her şeyden önemlisi yıkım kararı verildiğinin, kiralama amacına uygun istifade etmenin mümkün olmadığının ortaya çıktığını, ihtara rağmen durumun giderilmediğini ileri sürerek, kira sözleşmesinin feshine, sözleşmenin ifa edileceği düşüncesiyle stopaj, damga vergisi ve yapılan diğer masraflar toplamı 64.000 Euro ile 15.928.16 YTL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının sözleşmeyi kiralananın durumunu bilerek imzaladığını, mahkemenin görevli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, HUMK'nun 8. maddesine göre kira sözleşmesi ve bunun feshi ile birlikte açılan tazminat davalarında sulh hukuk mahkemesinin görevli bulunduğu, bu halin geçerli kira sözleşmesi mevcut olması halinde söz konusu olduğu, ancak geçerli olmayan kira sözleşmesi bulunduğunun iddia edildiği, dava değerine göre mahkemenin görevli olmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli Kadıköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kira sözleşmesinin feshi, sözleşmenin ifa edileceği düşüncesiyle yapılan giderlerin tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak, taraflar arasında 25.10.2007 tarihli kira sözleşmesinin imzalandığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Esasen, bu yön tarafların da kabulündedir. Davacı, kiralananın kullanım amacına uygun olmadığını, ihtara rağmen davalıların kullanıma engel durumları gidermediğini ileri sürerek, akdin feshine ve yapılan masrafların tazminine karar verilmesini istemiştir.
HUMK'nun 8-II-1. maddesinde, İcra ve İflas Kanununun onuncu babında yer alan 269 ve 272 nci ve sonraki maddeleri hükümleri hariç olmak üzere, kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tespit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davaların sulh hukuk mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin geçersizliği iddia edilmediği gibi bu yönde yapılmış bir savunma da bulunmamaktadır. O halde, davada mahkemenin görevli olduğu dikkate alınarak işin esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6748, K. 2010/12448, 6 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama