KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/702 E., 2010/11257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
639 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.06.2008 tarih ve 2007/24 - 2008/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.11.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından 04.11.2006, 05.11.2006 ve 06.11.2006 tarihlerinde müvekkilinin bilgisi dışında çeşitli hesaplara toplam 48.100 YTL’nin çekildiğini, havalelerin müvekkilinin dışındaki bilgisayardan gerçekleştirilmesine rağmen bankanın gerekli önlemi almadığını, bankanın yapılan usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde tam kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik, 48.100 YTL’nin faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinin kurumsal internet şubesi müşterisi olduğunu, davacının kullandığı şifrenin banka tarafından dahi bilinmediğini, bankanın güvenliğinin bağımsız kuruluşlarca devamlı denetlendiğini, müvekkilinin üçlü güvenlik sistemini kullandığını, davacının güvenlik konusunda devamlı uyarıldığını, davacının şifresini koruyamaması nedeniyle ağır kusurlu olduğunu, müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, davalı bankanın kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 48.100 YTL’nin 04.11.2006 olay tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/702, K. 2010/11257, 4 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama