KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7405 E., 2011/7041 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
773 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.04.2009 tarih ve 2001/873 - 2009/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkili şirket ile davalı ...Ş. 13.07.2001 tarihli 170.000 ton (+%20 opsiyonlu) kimyevi gübre nakline ait Taşıma Sözleşmesini akdederek söz konusu gübrelerin müvekkil şirket tarafından taşınması hususunda anlaştıklarını, taşımanın çok büyük bölümünün başarıyla gerçekleştirilmiş olması yanında halen taşıma devam etmekte iken davalının keşide ettiği 15.10.2001 tarihli ihtarname ile;
taşıması yapılan gübrelerin bir miktarının (196 ton) sahte gübrelerle değiştirildiği iddia edilerek bundan doğan zararın 37.142-USD mal bedeli ve KDV hariç 2.522.188.388.-TL nakliye bedelinin müvekkil şirketten takas ve mahsup yapılmak suretiyle aradaki ihtilafın çözümleneceğini taraflarına ihtaren bildirildiğini, 20.10.2001 tarihinde taşıma için bekleyen araçlarının yüklenmesinin durdurulduğunu, daha sonra da taşıma sözleşmesi gereğince kendilerine ödenmesi gereken taşıma bedellerinin 22.10.2001 tarihinden itibaren ödenmesinin kesildiğini davalının taşıma sözleşmesi gereğince ödemek zorunda olduğu taşıma bedellerini ödememesinin,
tamamen keyfi, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir davranış olduğunu, gerek anılan taşıma sözleşmesi, gerekse BK ve TTK hükümleri gereğince taşıyan konumundaki müvekkili şirketin, taşınan emtianın varacağı yere tesliminden en az bir ay sonra ileri sürülen bu tür iddialar karşısında sorumlu olduğunun düşünülemeyeceği ,bu durumdan müvekkilinin sorumlu olmadığının tespiti ile bu konudaki muarazanın önlenmesine,
taşıma sözleşmesi gereğince bugüne kadar ödenmeyen taşıma bedellerine karşılık olarak ödenmeyen fatura bedelleri toplamı 70.562.467.000.-TL'nın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş birleşen davasında ise 36.785.513.934.-TL taşıma ücreti alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının gübre emtiası yerine değersiz toprak gibi bir maddenin doldurulduğu torbaları Tarım Kredi Kooperatifine teslim ederek davalı ... büyük zararlara uğrattığını, gübre emtiasının davacı taşıyanın hile ve ağır kusurundan dolayı zayi olması nedeniyle davacı taşıyanın oluşan zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin bu nedenle taşıma sözleşmesini feshettiğini, davacı taşıyanın tamamen kusurlu olup, davalı tarafın taşıma sözleşmesi gereği zarara uğramasına hile ve ağır kusuru ile sebebiyet vermiş olmasından dolayı sorumlu bulunduğunu, bu nedenlerle davalı şirketin sözleşme hükümleri gereğince nakliye bedellerine el konularak ödenmemesinde kanuna ve sözleşme hükümlerine aykırılık bulunmadığını ve davacının davasının reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, dava konusu ihtilaflı taşımalarda, teslim sırasında düzenlenen sevk irsaliyelerinde, emtianın hasarlı ya da eksik teslim alındığına ilişkin herhangi bir ihtirazi kayıt düşülmediği gibi, bundan başka taşınan eşyanın kabulünden önce hasar ve noksanı mahkemece tayin edilen bilirkişi marifetiyle de tespit edilmediği,
ihtilaflı taşımalara ilişkin açılmış ceza davaları içinde şirket yetkililerinin ve şoförlerin tüm ceza dosyalarından beraat ettiği, zararın taşıyıcının hilesinden veya ağır kusurundan kaynaklandığına dair davalı iddiasını kanıtlayan somut ve geçerli bir delilin davalı tarafça ibraz edilmediğini,
8 günlük süre de geçtiğinden kayıtsız şartsız kabul olunan malların taşıyıcı tarafından değiştirildiğini ispat yükünün davalı da olup,bu hususun usulünce kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile uyuşmazlık konusu olay nedeni ile davacı şirketin sorumlu tutulamayacağının tespiti ile bu konudaki davalı şirketin yarattığı muarazanın önlenmesine,70.562,46 TL’nın dava tarihi olan 31.10.2001 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,birleşen davanın kısmen kabulü ile 35.039.59 TL’nın ek dava tarihi olan 05.04.2002 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte
davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen davalar, davacı taşıyan tarafından davalı taşıtan aleyhine açılan muarazanın önlenmesi ile taşıma ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davalı tarafından davacının taşımasını üstlendiği gübre emtiası yerine yabancı maddelerin doldurulduğu gübre torbalarını çeşitli Tarım Kredi Kooperatiflerine teslim etmek suretiyle oluşan davalı zararından davacının sorumlu olduğu davacı şirketin nakliye bedellerine el konularak ödenmemesinde kanuna ve sözleşme hükümlerine aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
Mahkemece ihtilaflı taşımalara ilişkin olarak açılmış ceza davalarında davacı şirket yetkililerinin ve şoförlerin beraat ettiği,zararın taşıyanın eyleminden, hilesinden veya ağır kusurundan kaynaklandığı hususunun davalı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş ise de,davaya konu taşımalara ilişkin ceza davası sonuçlarının kesinleşmeleri beklenilmediği gibi,söz konusu ceza dosyalarında dinlenmeyen davalı tanıkları varsa bunlarında dinlenilmesi suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7405, K. 2011/7041, 9 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama