KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7506 E., 2011/6599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.02.2009 tarih ve 2007/21-2009/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31.05.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının uzak mesafe telefon hizmetleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, bölge temsilcileri ve bayilerinin olduğunu, müvekkilinin de Ankara Bölge Temsilcisi bulunduğunu, bu çerçevede edindiği müşterilerine taahhüt ettiği hizmeti sunabilmesi ve buna bağlı olarak yaptığı yatırımın geriye dönmesini sağlayabilmesi için davalının sunduğu edime bağımlı bulunduğunu, ancak erişim hizmetini kesintili ve aksaklıklar içerir şekilde ifa ettiğini, bunun sonucu müşteri portföyünün kaybolduğunu ve yaptığı yatırımların boşa çıktığını, maddi ve manevi zararının doğduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000 YTL maddi ve 1.000 YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hizmet bedeli borcunun bulunduğunu, talebe rağmen ödemediğini, ticari ilişkisini kestiğini savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında 18.01.2005 tarihli ‘Uzak Mesafe Telefon Hizmetleri Ankara Bölge Temsilcilik Sözleşmesi’ imzalandığı, yükümlülüklerin belirlendiği, davacının hizmetin ayıplı ifa edilmesi nedeniyle zararının doğduğunu ileri sürdüğü, taraflar arasındaki sözleşmenin 17.1.7. maddesinde davalı kayıtlarının geçerli olduğu yönünde münhasır delil sözleşmesi imzalandığı, davalı defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapıldığı, düzenlenen raporda hizmetin gereği gibi sunulmamış veya ayıplı olduğuna ilişkin bir kanaate varılmasının mümkün olmadığının açıklandığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7506, K. 2011/6599, 31 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama