KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7607 E., 2011/6873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen dava
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2003/1388 E.
Karar Metni
793 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret mahkemesi’nce verilen 26.02.2009 tarih ve 2002/1527-2009/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin telekomünikasyon alt yapı işletmesi, ses iletiminde tekel hakkına haiz, kamu görevi ifa eden, 406 sayılı yasanın 19 ncu maddesi uyarınca telekomünükasyon alanında faaliyet gösteren kurumları denetleme yetkisine sahip bir şirket olduğunu, yasalarla belirlenen hizmet kapsamında davalı ile 13.9.2001 tarihinde 3 adet ISDN-PRI portunda 100 adet DID ....numaralı hatlara ve 07.02.2002 tarihinde 2 adet ISDN-PRI portunda 100 adet DID ...numaralı hatlara ilişkin abonman sözleşmesi akdedildiğini,
406 sayılı yasa ve sözleşme hükümleri gereği yapılan kontrollerde başka bir abone (3.şahıs) ETT Telekom Sistemeleri ve Tic.A.Ş.'nin faaliyet gösterdiği mahalden yapılan milletlerarası aramaların davalı firma adına tahsis edilen ...nolu PRI hattına yönlendirdiğinin tespit edildiğini, bu hususta teknik heyet tarafından rapor tutulduğunu, delil tespit raporuyla davalı adına tahsis edilen ...PRI hattının 406 sayılı yasa ve sözleşme hükümlerine aykırı ve 3.kişilere kullandırıldığının belirlendiğini,
davalının anılan yasa ve sözleşme hükmlerine aykırı olarak ISDN-PRI hatları üzerinden internet ortamında ses iletmek suretiyle 3. kişilere düşük ücretle telefon görüşmesi yaptırması sonucunda davacının
zarara uğradığını, kontür değerleri dikkate alınarak yapılan hesaplamalar sonucu zararın 1.857.258.816.880 TL olarak belirlendiğini ileri sürerek, şimdilik bu meblağın, tahsilini talep etmiştir. Birleşen davada da ise, davacı vekili benzer iddialarla, 406 sayılı yasa ve sözleşme hükümlerine aykırı faaliyetler sonucu oluşan 1.857.258.816.880 TL’nin tahsilini istemiş, ıslah dilekçesiyle de 6.687.583.609 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalıların kendisine tahsis edilen telefon hatlarıyla internet üzerinden ses aktarım yöntemini kullanıp ucuza telefon görüşmesi yaptırarak davacının yasadan kaynaklanan tekel hakkını ihlal ettiği ve zararına sebebiyet verdiği hususlarının teknik olarak firmaların kullandığı veri devreleri üzerinde yapılacak inceleme ile kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti mümkün iken böyle bir belirlemenin yapılmadığı, davaya dayanak yapılan delil tespit dosyasındaki raporun teknolojik ölçüm ve tespite dayanmadığı, bu anlamda yeterli kanıt gücüne sahip olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin asıl davaya ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi ile asıl davadaki hükmün, onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin birleşen davaya yönelik olarak aşağıdaki bent kapsamı dışında temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Dava, abonman sözleşmesi çerçevesinde tahsis edilen hatları kullanarak internet üzerinden ses aktarımı yöntemiyle tekel hakkının ihlal edilmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece birleşen davanın da yukarıda yazılı gerekçelerle reddine karar verilmiştir.
Oysa, birleşen davada işbu davadaki davalı tarafından İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002/664 esas, 2004/497 karar sayılı dosyasında işbu davada ki davacı aleyhine murazanın men'i ve sözleşmenin feshinin iptali istemiyle açılan o dava anılan mahkemece "...sözleşmede olmadığı halde teknik bilirkişilerin saptadığı üzere yönlendirme yapmak suretiyle görüştürme yaptırmaya müsait sistem kurmakla bunu bilfiil gerçekleştirme amacını açıkça ortaya koyduğu gibi fiiilen davalıyı devre dışı bırakarak görüşme yaptırdığı da gerek davalının teknik denetim elemanları gerekse mahkemece yapılan tespit ile saptanmıştır." gerekçesiyle reddedilmiş olup, anılan bu kararın kesinleşip kesinleşmediği dosya arasındaki ilamdan ve dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır.
Bu durumda, mahkemece, anılan o davada ki redde ilişkin eylemin gerçekleştiğine ilişkin yazılı gerekçenin birleşen davadaki davalının hukuki durumunu doğrudan etkileyeceği nazara alınarak, anılan ilamın kesinleşip kesinleşmediği araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, birleşen davadaki hükmün davacı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7607, K. 2011/6873, 7 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama