KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/774 E., 2010/11155 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.10.2006 tarih ve 2005/449-2006/517 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.11.2010 gününde davacı ...
Avukatı ... ve Avukat ...geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı Avkatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 5584 Sayılı Posta Kanunu’nun 1. ve 2 nci, Posta Tüzüğü’nun 3/1-2. maddeleri hükümlerine aykırı davranan davalının davacının tekeli kapsamında olan ve haberleşme mahiyetindeki gönderileri kabul edip taşıdığını ileri sürerek, davacının tekel hakkını ihlal eden davalının müdahalesinin önlenmesine ve muarazanın men’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Karayolları Taşıma Kanunu’nun 8. TTK’nun 786. maddesi hükümleri karşısında, müşterinin beyanı ile bağlı olan ve ihbar ya da şüphe halinde yetkili ve görevlilerin huzurunda eşyayı kontrol etme dışında, kargo içeriğini açma ve tespit etme yetkisini haiz olmayan müvekkilinin bildirilmeyen içeriğin taşınmasından sorumlu olmadığını, müşterilere sözlü ve yazılı afiş ile uyarı yapıldığını, ...’ın Türk Telekom’a gönderdiği dilekçenin mektup niteliğinde olduğunun iddia edildiğini, bu mektubu ifşa eden davacının TCK’nun 197 nci maddesi uyarınca suç işlediğini, tekel hakkının Anayasa'nın 22. maddesine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının delil olarak ibraz ettiği gönderi belgelerinin dosya-evrak, dergi niteliğinde belgeler olduğu, bunların Posta Kanunu’nun 2/a maddesinde belirtilen mektup niteliğinin bulunduğu, anayasaya aykırılık iddiasının yerinde olmadığı, davalının posta tekeline aykırı gönderiyi kabul edip taşımasını yaptığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının tekel hakkına giren konularda davalının haksız müdahalesinin men’ine, muarazanın bu şekilde önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/774, K. 2010/11155, 2 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama