KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7821 E., 2011/594 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.04.2009 tarih ve 2007/207-2009/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1, 17 ve 19. sınıf ürünlerini “QUİCK-MİX” markası ile bir çok ülkede tescil ettirdiğini, ancak Türkiye’deki başvurusunun 556 sayılı KHK’ nin 7/a-c bentleri gereğince ayırt edici olmadığı ve vasıf bildirici olduğu gerekçe gösterilerek reddedildiğini, 556 sayılı KHK’nin 5 ve 7/son maddeleri hükümleri uyarınca ayırt edicilik kazanan bir işaretin marka tescil başvurusunun reddedilemeyeceğini de ileri sürerek, YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kurum işleminin doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının tescil başvurusunun konusu olan işaretin, ürünlerin tanım ve vasıflarına uzak, davacıya ait teşebbüsün mal ve hizmetlerini başka işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlamaya olanak verecek nitelikte olduğu, Avrupa Birliği ülkelerini kapsayacak biçimde bölgesel tescillerinin de yapıldığı, işaretin başvuru kapsamında bulunan ürünler için vasıf bildirici veya ticaret alanında herkesin kullanımına açık bir işaret olmadığı, 556 sayılı KHK’nin 7. maddesi anlamında ret sebebi taşımadığı,
özellikle Paris Sözleşmesinin 4. mükerrer 6 ile TRİPS’in 15. maddesi hükümleri de nazara alınarak marka olabilme vasfının bulunduğu, Türkiye’ de ilgili sektörde yer alanlar tarafından bilindiği, KHK’nin 7/2. maddesi anlamında ayırt edicilik kazandığı gerekçesiyle YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7821, K. 2011/594, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama