KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7906 E., 2011/7325 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.02.2009 tarih ve 2008/267-2009/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2011 gününde davacı Avukatı .... ile davalı Avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Adana ili Seyhan ilçesi Döşeme Mahallesi 919 ada 55 parselde kayıtlı taşınmazın 5 ve 6 numaralı bağımsız bölümlerinin davacıya ait iken davalı bankanın konut kredisi müşterilerinden ... ve ... isimli şahıslara satışının yapıldığını,davalı bankayla varılan anlaşma sonucunda bu şahıslar adına tapu devrinin 11.05.2005 tarihinde gerçekleştiği,aynı tarihte bankanın her bir konut için 60.000 TL.den toplam 120.000 TL meblağlı konut kredisi tahsis ettiğini ve banka lehine satılan konutlar üzerine ipotek konulduğunu,
ancak bankacılık teamülleri gereği tahsis edilen kredinin tapu maliki satıcı konumumdaki müvekkiline ödenmesi gerekirken davalı bankaca müşterilerinin hesabına yatırıldığını ve müvekkilinin şu ana kadar satmış olduğu konut bedelini alamadığını,davalı bankanın kusurlu hareketinin buna neden olduğunu beyanla 120.000,00 TL.nin 11.05.2005 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı banka vekili cevabında, müvekkilinin alım satım akdinin tarafı olmadığını, davacı satıcı ile müvekkili banka arasında herhangi bir anlaşma, sözleşme veya taahhütname de imza edilmediğini, davacının satış bedelini davalı bankadan talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,her şeyden önce davanın husumet yönünden reddi gerektiğini,ayrıca tapuda düzenlenen resmi senette alım satım bedelinin nakden alındığına dair kayıt olduğunu, aradan geçen 3 yıl kadar uzun süre sonrasında satış bedelinin alınmadığı iddiasının makul olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia,savunma,dosyadaki kanıtlara göre, davacı ile davalı arasında kredi ilişkisi bulunmadığı, kredi sözleşmesinin dava dışı alıcılar ile davalı banka arasında akdedilmiş olup kullandırılacak kredinin kredi lehtarları hesabına aktarılması gerektiği, davacının söz konusu tutarı davalı bankadan talep edebilmesini sağlar davalı banka ile arasında hiçbir hukuki ya da ticari ilişki bulunmadığı, davalı banka çalışanlarının usulsuzlüğünden de bahsetmek mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, dava dışı ... ve ...’ya taşınmaz satıldığı, davalı bankanın taşınmaz alıcılarına konut kredisi kullandırdığı,satışa konu taşınmazlara ilişkin kullanılan kredilerin bankaca satıcı davacıya ödenmesi gerekirken alıcılara ödendiği böylece davacının zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalı banka tarafından Borçlar Kanununun 99.maddesi hükmünde yazılı olan özen yükümlülüğüne ve bankacılık teamüllerine uygun davranıp davranılmadığı konusunda bilirkişi raporu alınmak suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde davacının kredi sözleşmesinin tarafı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7906, K. 2011/7325, 16 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama