KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8200 E., 2011/8270 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2008 tarih ve 2007/184-2008/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05/07/2011 gününde davacı avukatı......n geldi, davalı avukatı gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış “CeBIT” ibareli markasının tescili için yapmış olduğu başvurunun davalı şirkete ait tescilli markalar nedeniyle 556 sayılı KHK.nın 7/1-b maddesi gereğince reddedildiğini,oysa anılan markanın gerçek hak sahibinin davacı şirket olduğunu, kaldı ki davalı tescilinin iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını ileri sürerek, davalı şirkete ait markaların hükümsüzlüklerine ve ilana karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalıya ait çekişmeli markaların 15.06.1999 ve 06.07.1999 tarihlerinde tescil edildikleri, işbu davanın ise 04.07.2007 tarihinde açıldığı, bu bağlamda 556 sayılı KHK.nın 42 nci maddesinde düzenlenmiş bulunan 5 yıllık hak düşürcü sürenin geçirilmiş olduğu, çekişmeli markaları 23.1.1998 tarihinden bu yana eylemli olarak kullanan markanın tanıtımı için emek, mesai ve para harcayan davalı şirketin kötü niyetli olduğu konusunda somut ve inandırıcı delil sunulmadığı, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya ait markaların hükümsüzlüğü ve ilanı istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalıya ait 197307 sayılı marka 15.06.1999, 197781 sayılı marka ise 6.7.1999 tarihinde TPE nezdinde tescil edilmiştir. Dava konusu markaların hükümsüzlüğüne ilişkin işbu dava ise 04.07.2007 tarihinde açılmıştır.Davacı vekili, müvekkiline ait “CeBIT” ibareli markanın 556 sayılı KHK.nın 7/1-(i) maddesi uyarınca tanınmış olduğunu iddia etmiştir.
556 Sayılı K.H.K’nın hükümsüzlük hallerini düzenleyen 42/I.fıkrası “a” bendinde, 7.maddenin (i) bendinde belirtilen tanınmış markalarla ilgili davanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde açılması gerektiği, markanın tescilinde kötü niyet varsa, iptal davasının süreye bağlı olmadığı belirtilmiştir.
O halde, mahkemece, öncelikle dava konusu markaların tescil edildiği tarih itibariyle davacı markasının 556 sayılı KHK.nin 7/1-(i) bendi anlamında tanınmış olup olmadığı hususundaki delillerin incelenmesi, tanınmış olduğunun kabulü halinde kötüniyetli bir tescilin varlığı karine olarak kabul edileceğinden, karinenin aksini ispat yükü davalı tarafta olup, bu şekilde oluşturulan tescilin terkini gerçek marka sahibince hak düşürücü süreye bağlı olmaksızın talep edilebilir.
Oysa mahkemece bu konuda yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadan ve açıklanan bu yönler denetlebilir bir şekilde açıklığa kavuşturulmadan davalının büyük masraflara girişerek markasını kullandığına ve yeni mal değerleri meydana getirdiğine ilişkin kanıtlar da gösterilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi eksik incelemeye dayalı olup, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8200, K. 2011/8270, 5 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama