KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8301 E., 2011/1273 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.03.2009 tarih ve 2005/468-2009/275 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatif ile dava dışı BMO A.Ş arasında inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca dava dışı mütaahit firmaya düşen villalardan birini müvekkilinin gayrımenkul satış sözleşmesi ile KDV dahil ödeme yaparak ve senet vererek satın aldığını, müvekkilinin kooperatife de özel statülü ortak olduğunu, satış sözleşmesinin 7/B maddesi uyarınca satış bedeli dışında sadece yönetim giderlerinden sorumlu olduğunu, müvekkilinin aidat ödeyeceğine dair bir hüküm bulunmadığını, müvekkili hakkında aidat, vergi, resim ve harç ile doğalgaz bağlanması için gerekli parasal yükümlülükleri yerine getirmediğinden bahisle alınan ihraç kararının usulüne uygun olmadığını ileri sürerek, 09.03.2005 tarih 587 sayılı ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı yüklenici firma ile tasfiye sözleşmesi imzalanıp yüklenici tarafından kooperatife ortak kaydettirilen kişilere ait nakit ödeme ve senetlerin müvekkili kooperatife devredildiğini, davacının müvekkili kooperatifin ortağı olup usulüne uygun ihtarlara rağmen parasal edimlerini yerine getirmediğini, genel kurul toplantılarına katılıp kararların iptalini sağlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatif ile dava dışı yüklenici şirket arasında inşaat sözleşmesi imzalanıp yükleniciye isabet eden villalardan birinin satış sözleşmesi ile davacıya satıldığı, satış sözleşmesine konulan hükümle davacının kooperatif ortağı olacağının kararlaştırıldığı, daha sonra kooperatif ile dava dışı yüklenici arasında imzalanan tasfiye sözleşmesi ile yüklenicinin yaptığı satış sözleşmelerinin davalı kooperatife devredilip inşaatların kooperatifçe tamamlanıp teslimin sağlanmasının düzenlendiği,
davacının 04.10.1994 tarihli taahhütname ile yüklenici şirket tarafından tamamlanılacak ortak tesislerin inşaat bedeli dışındakooperatifin genel giderlerine katılmayı ve ortaklığın diğer yükümlülüklerini yerine getirmeyi taahhüt ettiği, davacı ile yüklenici firma arasında imzalanan satış sözleşmesinin 7/B maddesi uyarınca davacının kooperatif ortağı olması nedeniyle ödemesi gereken yönetim giderleri, ferdileşmeye geçiş masrafları, iskan harcı vb. villa yapım bedeli dışında kalan tüm kalemleri ayrıca ödemeyi taahhüt ettiği, doğalgaz bağlanmasına ilişkin kararın ise 22.06.2003 tarihli genel kurulda oybirliği ile alınıp iptalinin sağlanmadığı,
ihraç kararının dayanağı olan ihtarnamelerin usulüne uygun olup davacının aidat ve doğalgaz bağlanmasına dair borçlarını yerine getirmemesi nedeniyle alınan ihraç kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı davalı kooperatifin müteahhitine ödeme yapmak suretiyle dava konusu villayı satın almış ve kooperatif genel kurulunun bilgi ve kabulünde olan bu sözleşme ile de yönetim gideri dışında herhangi bir ödeme yapılmaması kararlaştırılmış ve yine genel kurulun kabulüne sunulan tasfiye protokolünde de davacı ve davacının durumunda bulunan ortaklardan yönetim gideri dışında ödeme alınmaması kabul edilmiş ve kooperatifin de delil olarak dayandığı taahhütnamede de davacının yönetim gideri dışında herhangi bir ödeme yapmayacağı öngörülmüştür.
Bu itibarla, davacıdan yönetim gideri dışında bir ödeme istenemez. Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmalığın bu kapsamda değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8301, K. 2011/1273, 7 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama