KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8378 E., 2010/2559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2006/200-2008/363 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, fesih bildiriminde sözleşmenin 11.maddesine dayanıldığı yazılı ise de bu maddede iki ayrı fesih hali düzenlendiğini, davalının hangisine dayandığının belli olmadığını, sözleşme haksız feshedildiği için müvekkilinin doğrudan uğradığı zararlar ve yoksun kaldığı kar kaybı olduğunu, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 YTL maddi ve 10.000,00 YTL manevi tazminatın fesih tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkete borçlu olduğunu taraflar arasında imzalanan mutabakatname ile kabul ettiğini, sözleşmede müvekkiline tanınan haklar doğrultusunda sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıdan 15.02.2006 tarihi itibariyle 117.836,00 YTL alacaklı olduğu, bu durumun davadan sonra dava dilekçesinin tebliğinden önce taraflar arasında akdedilen 18.04.2006 tarihli mutabakat belgesi ile davacı tarafından da benimsendiği, bu belgede sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasının ileri sürülmediği, sair hakların da saklı tutulmadığı, davacı tarafından tahsil edilen primlerin davalıya intikal ettirilmesinde temerrüde düşüldüğü, davalı yönünden fesih koşulları oluştuğu, feshin bu nedenle haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8378, K. 2010/2559, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama