KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8379 E., 2010/2294 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2007/164-2008/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olup, kooperatif tarafından 6 adet müşterek müteselsil borç senedine istinaden 22.699.241.609 TL için Adana 4. İcra Müdürlüğü’nün 2004/6962 E. sayılı dosyası ve 4 adet borç senedine istinaden 10.880.344.734 TL'nın tahsili için Adana 4. İcra Müdürlüğü’nün 2004/6963 E sayılı takip dosyası ile müvekkili ile birlikte ..., ...ve ...aleyhine icra takibi yapıldığını, borç senetlerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, her iki icra dosyasında takibe konu senetler nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %40 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Adana 4. İcra Müdürlüğü’nün 2004/6962E sayılı dosyasında takibe konu 6 adet senetteki imzanın davacının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, Adana 4 İcra Müdürlüğü’nün 2004/6963 E.sayılı takip dosyasında takibe konu 4 adet senet asıları davalı vekiline verilen kesin süre içinde ibraz edilmediğinden senetlerdeki imzaların davacıya ait olmadığının kabul edilmiş sayıldığı,
davalı takipte haksız ise de senetlerdeki imzaların davacıya ait olup olmadığını bilemeyeceğinden kötü niyetli sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile Adana 4. İcra Müdürlüğü’nün 2004/6962 ve 2004/6963 E sayılı takip dosyalarındaki takiplerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının yerinde görülmeyen tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık Kooperatifler Kanunu’nun uygulanmasından kaynaklanmakta olup, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 99.maddesi uyarınca bu tür davalarda basit yargılama usulü uygulanmaktadır. HUMK’nun 176/11.maddesinde ise basit yargılama usulüne bağlı tutulan dava ve işlerin adli ara vermede de görüleceği açıklanmıştır.
Somut olayda, mahkemece verilen karar davalı vekiline usulüne uygun olarak 06.08.2008 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK’nun 432 nci maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 05.09.2008 tarihinde temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4 ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8379, K. 2010/2294, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama