KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/841 E., 2010/13024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen
- 2003/1094 E Sayılı Dosya
- Birleşen
- 2003/1015 E Sayılı Dosya
Karar Metni
828 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.04.2008 tarih ve 2003/94-2008/183 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı Yapı Kredi A.Ş. vekili davalı ..., ..., ... ......, ..., ..., ..., ..., ... vekilleri ve davalı ... tarafından istenmiş olmakla, duruşma talebinde bulunan ... duruşma günü olan 02.11.2010 tarihinde duruşmaya gelmemiş, diğer duruşma talep eden davalı ... ......'ın da mürafaa talebinden feragat etmesi nedeniyle yeniden mürafaa günü verilmemesine ve temyiz incelemesinin
dosya üzerinde yapılmasına karar verilmiş, temyiz dilekçelerinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekili, müvekkili bankanın Bahçelievler Şubesinde şef yardımcısı olarak çalışan davalı ... ’nun hile ve desiselerle ve de sahte banka hesap cüzdanlarıyla dekontlar düzenlemek suretiyle müvekkili bankanın 1.315.898.735.525 TL tutarında zarara uğramasına neden olduğunu, adı geçen davalının usulsüz işlemleri neticesinde diğer davalıların nedensiz olarak zenginleştiğini ileri sürerek,
18.578.169.735 TL’nın davalı ... ve ...’ndan, 18.414.546.694 TL’nın davalı ... ve ...’ndan, 10.119.549.386 TL’nın davalı ...-...-...-... ile ...’ndan 02.01.2003 tarihinden itibaren %64 faiziyle birlikte, 3.341.544.122’TL’nın 10.01.2003 tarihinden itibaren %64 faiziyle birlikte davalı ...-...-... ...... ile ...’ndan, 19.237 Euro’nun dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalı ... ve ...’ndan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı (birleşen davanın davacısı) ... vekili, müvekkilinin davacı (birleşen davanın davalısı) bankanın şef yardımcısı olan ... tarafından müvekkili adına 16.01.2001 tarihinde 20.000 DM tutarında hesap açtığını, ancak paranın 30.01.2001 tarihinde usulsüz olarak çekildiğinin anlaşıldığını belirterek asıl davanın reddini, birleşen dava ile de 20.000 DM’nın taahhüt edilen oranda faiziyle birlikte davalı bankadan tahsilini istemiştir.
Davalı (birleşen davanın davacısı) ... ...... vekili asıl davanın reddini istemiş, birleşen dava ile de, davalı banka tarafından Bahçelievler Şubesi çalışanı ...’nun yaptığı kötüniyetli hareketler gerekçe gösterilerek müvekkiline ait hesaptan 7.352 USD, 2.763 E ve emekli maaşına el konulduğunu, müvekkilince gönderilen ihtarname sonrasında emekli maaşının serbest bırakıldığını ileri sürerek, davalı banka tarafından el konulan paranın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ...... vekili, davalı ... ile diğer müvekkillerinin davalı ... omzluoğlu ile olan dostluğu neticesinde diğer bankalardaki hesaplarının davacı bankanın şubesine getirildiğini, karşılığında hesap defterlerinin alındığını, davacı iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacı bankanın çalışanı olan ...’nun usulsüz işlemlerinden dolayı davacı bankanın sorumlu olacağını, olayda müvekkilinin bir kusur ve ihmalinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., tüm uyarılarına rağmen banka çalışanı ...’nun kendisine gerekli belge ve dokümanları vermeyip hesap hareketlerini bilgisayar ekranında gösterdiğini, aslında davacı banka tarafından kendisinin zarara uğratıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., ..., ..., ... vekili, müvekkillerinin sebepsiz zenginleşmediğini, davacı iddialarının soyut nedenlerle dayalı olduğunu, sadece dedesine ait bankamatikten para çekerken yardımcı olan davalı ...’nin olayla ilgisi de bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve benimsenen 10.10.2007 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacı bankaya borcu bulunmadığı tespit edilen davalı ..., ..., ... ......, ... ...... ve ... hakkındaki davanın reddi gerektiği, davacı bankanın toplam 21.349,75 YTL alacağından 18.414,55 YTL’dan davalı ...’nın, 154 YTL’dan davalı ...’nin, 2.781,20 YTL’dan davalı ... ve ...’nin, 15.572,15 Euro’dan davalı ...’ın sorumlu olduğu, davalı ... ’nun adı geçen davalılar ile davacı bankaya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı; birleşen davanın davacısı ...’ın davalı bankadan bir alacağı bulunmadığı,
davacı ... ...... tarafından açılan davada davacı ...’ın davalı bankadan 2.763 Euro ile 1.077,73 USD alacağı bulunduğu sonucuna varılarak, asıl davada davalı ..., ..., ... ......, ... ...... ve ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne; davacı ... tarafından açılan birleşen davanın reddine; davacı ... ...... tarafından davalı banka aleyhinde açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekili ile davalı ..., ..., ... ......, ..., ..., ..., ..., ... vekilleri ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... ve ... vekilinin (2) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazları ile davacı vekili ile ... ve ... dışındaki diğer mümeyyiz davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekili dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde 10.119.549.386 TL’nın 02.01.2003 tarihinden itibaren işleyecek %64 faiziyle birlikte ..., ..., ... ve ... ile ...’ndan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece ... hakkındaki davanın reddine, 154,00 YTL’nın ...’den, 2.781,20 YTL’nın davalılar ... ve ...’den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Mahkemece, davalılar arasındaki dava arkadaşlığının niteliği ve davacı talebi dikkate alınarak, davalı ... ve ... yönünden davanın reddedilen miktarları gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde adı geçen davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı ... ve ... yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/841, K. 2010/13024, 21 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama