KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8444 E., 2011/8559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/02/2009 tarih ve 2007/412-2009/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05/07/2011 gününde davacı avukatı .... ile davalılar Doğa Bitkisel Ürünler San.Tic.
A.Ş. avukatı Emrah Öngören gelip, tebliğe rağmen davalı TPE vekili tebligata rağmen duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin 2006/48307 sayılı başvurusu ile “PHYTO 7+şekil” ibaresini 5., 43. ve 44. mal /hizmet sınıfında tescil ettirmek için davalı TPE'ye başvuruda bulunduğunu, davalı TPE'nin 2005/49490, 2005/50067 sayılı "PHYTO FORM" ibareli markaları dayanak yaparak marka başvurusunu nihai olarak kısmen reddettiğini, oysa taraf markalarında sadece "PHYTO" sözcüğünün ortak olduğunu, bu sözcüğün ön ek olup, botanik(bitki bilimleri) ile ilgili terimleri oluşturmak için kullanıldığını, bu sözcüğün bitkisel kaynaklı ürünler için esas unsur olarak korunamayacağını "7" unsurunun ayrıt edici olduğunu,
müvekkilinin başvurusu ile redde dayanak gösterilen markaların benzer olmadığını, 556 sayılı KHK'nin 8. maddesindeki koşulların gerçekleşmediğini, davalı şirkete ait markanın tanınmış olmadığını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili cevap dilekçesinde; davacının tescil başvurusunda bulunduğu "PHYTO 7+şekil" ibaresinin 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca "PHYTO FORM" ibareli markalar dayanak gösterilerek bir kısım emtia için reddedildiğini, davacı başvurusu ile redde dayanak markaların ayrıt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, müvekkili Enstitüce verilen kararların doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili , müvekkilinin 2008 yılının başında Ülker Grubu'na katıldığını, dava konusu "PHYTO 7+şekil" ibareli başvurusu ile müvekkilinin "PHYTO FORM" markasındaki "PHYTO" kelimesinin birebir aynı olduğunu, "7" rakamının herhangi bir ayırt edici niteliği olmadığını, müvekkili markası ile iltibas ve karışıklığa yol açacağını müvekkili markalarının tescilli bulundukları emtialar ile davacı başvuru listesinden çıkarılan emtianın aynı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma,dosyadaki kanıtlara göre,556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesinde, "aynı veya aynı türdeki mal ve hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar" tescil için mutlak red nedeni olarak gösterildiği,taraf markalarının aynı olmamasına karşın markaların 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğu,
emtialarında örtüştüğü, PHYTO" sözcüğünün Türkçe'de bir anlamı bulunmadığı,Türkçe-İngilizce Redhouse sözlüğünde de karşılığına rastlanamadığı,ancak "PHYTON" sözcüğünün botanikte bitki, "phytology"nin ise bitki bilimi anlamına geldiğinin belirtildiği, "PHYTO" sözcüğü Türkçe'de yaygın olarak kullanılan bir sözcük de olmadığı,bu nedenle tescil edildiği ürünler için ayırt ediciliği zayıf olan bir marka olarak görülmediği,kaldı ki, ayırt ediciliği zayıf bir marka olsa dahi hükümsüz kılınmadığı sürece 556 sayılı KHK kapsamında koruma göreceğinden davacının bu iddiasının da kabul edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8444, K. 2011/8559, 7 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama