KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8460 E., 2011/8434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.02.2009 tarih ve 2007/27-2009/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı-karşı davacı Of Çaysan Tarım Ürünleri Entegre Tesisleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili ile davalı TPE vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.07.2011 gününde davacı avukatı Fulya Kaya geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar avukatı gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra,
duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “FORM” ibareli markalarını uzun yıllardır kullanıp tanınmış hale getirdiğini, davalı şirketin de müvekkili markaları ile iltibas yaratacak şekilde “OFÇAY FORM” ibaresinin marka olarak adına tescili için yaptığı başvuruya, müvekkilinin itirazının, diğer davalı TPE’nce kesin olarak reddedildiğini, davalı şirketin müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yararlanıp ayırt edici niteliğini zedelediğini ileri sürerek, davalı TPE. YİDK’nun 11.07.2007 tarih ve 2007/M-3990 sayılı kararının iptalini, diğer davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE Başkanlığı vekili, “FORM” ibaresinin tanımlayıcı bir ibare olup farklı unsurlarla bir arada kullanılması halinde karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Of Çaysan A.Ş. vekili, tarafların markaları arasında benzerliğin bulunmadığını, “FORM” ibaresinin gıda alanında cins bildirildiğinden tek başına marka olarak kullanılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davada ise aynı nedenle davacı-karşı davalı adına 5, 29 ve 30. sınıflarda tescilli 07.04.1992 tarihli ve 135667 numaralı “FORM” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili, yetki ve esas yönünden karşı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların markalarının esas unsurunun “FORM” ibaresi olduğu, bu nedenle aynı sayılmasa da benzer bulundukları, davalı şirketin tescil ettirmek istediği marka kapsamında kalan tüm emtianın davacıya ait itiraza dayanak markaların listesinde yer aldığı, davacının “FORM” markasının tanınmış olduğu ve davalı markasının tescili halinde 556 sayılı KHK’nin 8/4. maddesi anlamında markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibarına zarar verebileceği ve ayırt edici karakterini zedeleyebileceği, davacı markalarının çay emtiasında kullanılmamasının bu davanın konusu olmadığı,
asıl ve karşı davalar arasında HUMK’nun 205. maddesi anlamında bir bağlantı bulunmadığı ve birlikte görülmelerinde hukuki zorunluluk olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın HUMK’nun 46. maddesi uyarınca işbu davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı Of Çaysan Tarım Ürünleri Entegre Tesisleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili ile davalı TPE vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekili ile davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8460, K. 2011/8434, 7 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama