KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8587 E., 2010/3510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2010
- Mahkemesi
- Çarşamba Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çarşamba Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.02.2009 tarih ve 2005/138-2009/83 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.03.2010 gününde davalı avukatı... gelip, davacı avukatı yapılan tebliğe rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 2000-2001 Eğitim ve Öğretim döneminde, davalının açtığı ihaleyi alan müvekkili şirketin 860 öğrencinin taşınması işini 15.09.2000 tarihli sözleşme ile üstlendiğini, davalının idari soruşturma sonucuna göre eksik ödeme yaptığını, ceza mahkemesinde müvekkili temsilcinin yargılanıp beraat ettiğini, daha sonra ek sözleşme yapıldığını ve bunun da gereklerini yerine getirdiği halde, davalının ilk sözleşme nedeniyle fazla ödeme yaptığını düşünerek mahsup yaptığını, 43.000.000.000 TL alacağının ödenmediğini çekince ile alınan bedelin eksik olduğunu ileri sürerek, bu meblağın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, soruşturma raporuna göre 70 araç için ödeme yapıldığını, oysa fiilen 37 araç ile taşıma yapan davalıya taşıma yapmayan 33 araç için de ödeme yapılmış olduğunu, toplam 20.160.857.191 TL fazla ödeme yapıldığını, taşıma yapmayan araçlar için ücret ödenmeyeceğinin sözleşmenin 7/c maddesinde kararlaştırıldığını, yıllık taşıma ücretinde indirim yapılmak suretiyle 20.03.2001 tarihinde yeni bir sözleşme imzalandığını, bu yeni sözleşme uyarınca 17.700.761.530 YTL eksik ödenmiş ise de, önceki sözleşme kapsamında fazla ödeneni mahsup ettiklerini ve alacaklı kaldıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, ilk sözleşmeden dönüldüğü ve sonraki sözleşmenin dava konusu olduğu, yeni sözleşmeye göre davalının 17.700.761.530 TL eksik ödediği gerekçesiyle bu meblağın tahsiline dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, ikinci sözleşmede araç sayısının belirtilmediği, ancak ilk sözleşmedeki araç sayısının aksine bir hüküm de konulmadığı ve ikinci sözleşmenin ilk şartname gereği yapıldığı, davalının daha az sayıda araç ile taşıma
yapılacağını benimsediğine ilişkin bir kanıt da bulunmadığı, buna göre şartnameler getirtilerek taşıma uzmanının da bulunduğu bilirkişi kurulundan yeni rapor alınması gerektiğine işaret edilmek suretiyle davalı yararına bozulmuştur.
Bozmaya uyularak alınan yeni bilirkişi asıl ve ek raporuna göre, ikinci sözleşmede araç sayısının yeniden düzenlemediği, ilk sözleşmedeki araç sayısının geçerli olduğu, az araçla taşıma yapılabileceği, ikinci sözleşmede tarafların kararlaştırmış olduklarına dair davacı yorumunun doğru olmadığı, ilk sözleşme nedeniyle davacıya yapılan fazla ödemeden, ikinci sözleşme ile yapılan taşıma için eksik ödeme miktarı düşüldüğünde davalının alacaklı kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8587, K. 2010/3510, 30 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama