KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8959 E., 2011/8687 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
885 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/02/2009 tarih ve 2008/89-2009/77 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı şirket, davalı Vakıf vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.07.2011 gününde davacı avukatı .....l ile davalılardan T.C.... vekili Av. ... geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer davalılar İsdemir A.Ş. ve Ereğli Demir Çelik Fab. vekilleri duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra,
duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davanın davacıları vekili, müvekkillerinin İsdemir A.Ş’nin işçileri olduklarını, 08.02.2001 tarih ve 2001/08 sayılı Ö.Y.K kararı ile bu şirketin %100 idare hissesinin Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş’ne devrine karar verildiğini, aynı tarihli kararın 10 ncu maddesi uyarınca da Erdemir A.Ş tarafından %11 bedelsiz hissenin çalışanlara verilmesinin ve bunun davalı vakıf aracılığı ile gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığını, devir tarihi itibariyle 67.1 trilyon değerindeki hissenin davalıya teslim edildiğini ileri sürerek, devredilen hisselerden müvekkilleri paylarına düşen kısımların varsa artırımları ile birlikte aidiyetlerinin tespitine ve adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Erdemir A.Ş vekili, yapılan düzenlemelerde bedelsiz hisse verilecek İsdemir A.Ş çalışanlarının hangi çalışanlar ve hangi tarihte çalışanlar olduğu hususunda açıklık bulunmaması nedeniyle Özelleştirme İdaresi Başkanlığına müracaat edildiğini, alınan cevapta 01.06.2002 tarihi itibariyle çalışıyor olan personele bedelsiz ve eşit oranda dağıtım yapılmasının istendiğini, buna uygun işlem yapmaları nedeniyle sorumlulukları bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, hisselerin dağıtımına ilişkin yükümlülüklerinin bulunmaması nedeniyle müvekkili aleyhine dava açılamayacağını, hisse dağıtımı uygulamasına ilişkin tüm işlemler Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile hisse devir sözleşmesi hükümlerine istinaden Erdemir A.Ş tarafından yürütülüp sonuçlandırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Vakıf vekili, ... ile Erdemir A.Ş arasındaki hisse devir sözleşmesinin 13 ncü maddesi uyarınca Erdemir A.Ş’nin kurulacak olan vakıf marifetiyle çalışanlara bedelsiz hisse verileceğinin kararlaştırıldığını, anılan iki kuruluşun hisse senetlerinin kime ve hangi esaslarda verileceğini tayinde tam yetkili olduklarını, müvekkili Vakfın yetki ve görevinin iki yetkili kuruluş tarafından tayin edilen esaslar dahilinde hisse senetlerinin fiziki dağılımını ve muhafazasını temin etmekten ibaret olduğu, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda birleştirilen davanın davacısı ...dışındaki asıl ve birleşen davanın davacılarının İsdemir A.Ş’de taşeron sınıfındaki işçilerden oldukları, 08.02.2001 tarihi itibariyle bu sıfatlarının devam ettiği, bedelsiz hisse dağıtımından yararlanacakları, davalı Ö.Y.K’nin kararında dağıtım işinde davalı Vakfa görev verildiği, bu amaçla kurulduğu, davalı şirket tarafından hisse dağıtılmak üzere geçici hisse senedi ilmühaberleri verildiği, davalı ...’na husumet düşmeyeceği gerekçesiyle bu davalı hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davacı ...hakkındaki davanın esastan reddine, asıl ve birleşen diğer davaların dağıtılan hisselerden yararlanmaları gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Şirket, davalı Vakıf vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı Erdemir A.Ş vekili ile davalı İskenderun Demir Çelik Fab. A.Ş Çalışanları Vakfı vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; Asıl ve birleşen davalar, bedelsiz devredilen İsdemir A.Ş hisselerinden yararlandığının tespiti, bu hisselerin teslimi ve davacılar adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe bir davacı dışındaki diğer davacıların davalarının tespit istemi bakımından davalı Erdemir A.Ş ile davalı Vakıf bakımından kabulüne karar verilmiştir. Asıl ve birleşen davanın davacılarının büyük bir kısmının önce davalarını salt Vakfa karşı, daha sonra da Erdemir A.Ş ve ... karşı açtıkları, sonradan açılan davaların eldeki davalarla birleştirildiği hususu uyuşmazlık konusu değildir.
HUMK.nun 45 nci maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür. Ancak, birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların tahkikat safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, her dava, ayrı ayrı hükme bağlanmalıdır.
Davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Başka bir anlatımla, birleştirmeye konu davalar bağımsız kimliklerini muhafaza ederler. Bu durum karşısında, asıl dava ve birleşen dava mevcut olmasına rağmen tek dava varmış gibi hüküm kurulması doğru değildir.
Somut olayda mahkeme gerekçesinde tespit bakımından davalı Vakıf ile Erdemir A.Ş yönüyle davaların kabul edildiği açıklanmasına rağmen hükümde gerekçeye aykırı şekilde salt davalı Vakfın taraf olduğu dava dosyaları bakımından tespite karar verilmesi, davalı Erdemir A.Ş’nin taraf olduğu dosyalar bakımından bir hüküm kurulmaması ve bunun sonucu olarak infazda tereddüde neden olacak şekilde karar verilmesi yanlış olmuştur.
3-Ayrıca, bozma kararı öncesinde tefrikine karar verilen 2004/153 ve 2004/179 esas sayılı dosyalarla ilgili olarak gerekçe ile hükmün çelişmesi sonucunu doğuracak şekilde esastan karar verilmesi de doğru görülmemiştir. 4-Bozma sebep ve şekline göre, davalılar Erdemir A.Ş ile davalı İskenderun Demir ve Çelik Fab A.Ş. Çalışanları Vakfı vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8959, K. 2011/8687, 12 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama