KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8966 E., 2011/2028 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mucur Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/03/2009 tarih ve 2002/233-2009/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'ın müvekkili bankadan kredi sözleşmesine istinaden 1.086 TL ticari kredi aldığını, davalı ... ile diğer davalıların murisi ...'ın kefil olduklarını, kredi borcunun süresinde ödenmediğini ileri sürerek, 4.885 TL'nin faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, kredi borçlusu olan müvekkili ...in kredi borcunu ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili, müvekkillerinin murisinin kefil olduğu kredinin asıl borçlusunun borcu ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalı ... arasındaki kredi ilişkisinin 29.03.2000 tarihli 3.000 TL limitli genel kredi sözleşmesinden doğduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre hesabın son hareket tarihindeki bakiyesinin borç değil anılan davalı lehine artı verdiği, bu nedenle davacının davalılardan herhangi bir alacağının olmadığı, davanın alacak davası olarak açılması nedeniyle davalıların tazminat taleplerinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın ve davalıların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1) Davalılardan ... ve ... vekili, verilen kararı yasal süresi içerisinde temyiz etmiş ise de, daha sonra temyiz isteminden feragat etmiş olup vekaletnamede temyizden feragat yetkisi bulunmaktadır. Bu itibarla, davalılardan ... ve ... vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 91. ve 432/4. maddeleri uyarınca, feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemeye gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8966, K. 2011/2028, 1 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama