KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/901 E., 2010/11508 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
691 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karaman 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.10.2008 tarih ve 2005/373 - 2008/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.11.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yaklaşık 12 yıldan beri davalı ... ile ev plus paket sigortası yapıldığını, en son sigorta sözleşmesinin 28/02/2004 tarih 712653 poliçe numarası ile yapıldığını, sigortalanan müvekkiline ait evde 12/08/2004 tarihinde hırsızlık meydana geldiğini, meydana gelen hırsızlığın davalı şirkete bildirildiğini, davalı şirket tarafından 416613 sayılı hasar dosyası ile yapılan tespit sonunda 3.000,00 TL ödeme yapılacağının bildirildiğini, oysa müvekkilinin 40.000,00 TL zararı olduğunu ve sigorta sözleşmesinde 50.318,09 TL riskin sigortalandığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 19.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davacı ile ev plus paket sigorta poliçesi yapıldığını, davacının evinde meydana gelen hırsızlık olayında yatak odasında bulunan şifonyerin içindeki çamaşırlar arasından çelik kasanın anahtarının bulunarak çelik kasanın açıldığını, poliçede bina - eşya teminatı mevcut olduğunu, kasa teminatının olmadığını, kasa teminatı mevcut olsaydı dahi kasa hırsızlık sigortası klozuna giren bir hırsızlık hadisesi olmadığını, bütün kapı ve kapılarının kapalı, kilitlerinin tamamen kilitlenmiş olduğu bir yerde bulunan bir kasanın kötü maksatlı kimseler tarafından ve gerekirse alet patlayıcı madde kullanılmak suretiyle açmaya çalışması,
bir iz bırakması şeklinde hırsızlığın meydana gelmesinin gerektiğini, kasanın anahtarı kullanılarak yapılan hırsızlığın kasa teminat klozlarında, teminat dışı tutulduğunu, oysa davacının kasasında zorlama olmadığını, anahtar kullanılarak kasanın açılması suretiyle hırsızlığın gerçekleştirildiği,
davacının talep ettiği 1.000 Euro ve 11.000 USD nakit para için her hangi bir teminat da bulunmadığından poliçe kapsamında olmadığını, müvekkilinin eşya hırsızlık teminatı dahilinde hırsızlık sigortası genel şartlarının ek teminat ile poliçeye dahil edilebilecek kıymetler başlıklı A.3.3.7 maddesi kapsamında, toplam sigorta bedelinin % 5'i olan 3160, 23 TL sorumlu bulunduğunu savunarak, reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacı evinde meydana gelen hırsızlık olayında kasa içinde bulunan saat ve ziynet eşya ile nakit paralarının da kaybolduğunu, bunların da sigortacı şirket tarafından karşılanması gerektiğini iddia ederken, davalının ise, kasanın sigorta poliçesi kapsamı dışında olduğunu, kaldı ki sigorta kapsamında olsa bile davacının gerekli emniyet tedbirlerini almadığından kusurlu bulunduğunu savunduğu,
hırsızlık sigortası genel şartlarının A 3.7. maddesinde ek sözleşme ile mücevheratın teminat kapsamına alınabileceği belirtilmiş, bu kalemler değerli eşya olarak kabul edilmiş, emtia sigorta bedelinin % 30 u oranında değerli eşya teminatı verilmiş olup, davacının zararının sigorta kapsamında kalmadığının ispat külfeti davalı şirkete ait olduğu, davalının soyut olarak ziynet eşyasının kapsam dışı olduğunu savunduğu, poliçede emtia sigorta bedelinin % 30 u değerli eşya adı altında sigorta bedeli olarak belirlendiği, ayrıca kasa klozuna ihtiyaç duyulmaksızın değerli eşya sınıfındaki ziynet eşyaları ve mücevheratın da kapsam dahilinde olduğu,
poliçe gereği yapılan enflasyon klozuna göre sigorta değeri belirlenip, eksik sigorta nedeniyle proporsiyon hesabına göre yapılan bilirkişi tarafından belirlenen ve mahkememizce de uygun bulunan 16.472,63 YTL'lik kısım yönünden davanın kabulü gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 16.472,63 YTL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve poliçede özel bir saklama koşulu getirilmemesine, davacının çelik kasa anahtarını yatak odasında bulunan şifonyerin içindeki çamaşırları arasına koyup saklamasının TTK'nun 1293 ncü kapsamında davacıya kusur izafesini ve tazminattan indirimini gerektireceğinin kabulünün mümkün bulunmamasına, aksi yöndeki savunma ve temyiz itirazlarının bu nedenle isabetsiz olmasına, mahkemenin bu savunmanın bu yönü üzerinde durmamasının ve bu yönde gerekçede bir tartışma yapmamasının sonuca bir etkisinin bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/901, K. 2010/11508, 9 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama