KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9057 E., 2011/8318 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.01.2009 tarih ve 2008/102 - 2009/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.07.2011 gününde davacılar vekili Av. .....geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden ...’nin sağlık konusunda faaliyet gösteren dünyaca tanınan firma olduğunu, diğer müvekkilinin ise, bu davacının Türkiye kuruluşu bulunduğunu, davalının uzun araştırma ve geliştirme sonucu TR 1998 02698 B numaralı patent ile korunan ‘DIOVAN ve ‘Co-DIOVAN’ ürünlerinin aynısı ve temelde benzeri olan jenerik ürünler için Sağlık Bakanlığı’na ruhsat başvurusunda bulunduğunu, müvekkillerinin haklarının bariz ve kaçınılmaz bir tecavüz tehlikesi ile karşı karşıya kalacağını ileri sürerek,
davalı eyleminin müvekkili patentine tecavüz veya tecavüz tehlikesi teşkil edeceğinin tespitine, muhtemel patent tecavüzü tehlikesinin önlenmesine, ref’ine ve men’ine, bu durumun haksız rekabet veya muhtemel haksız rekabet teşkil edeceğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ruhsat başvuru dosyalarının işlemden kaldırılarak 10.10.2008 tarihinde iade edildiği, davanın konusuz kaldığı, esasen davalı başvurusunun 551 sayılı KHK'nin 75/3-f maddesi kapsamında kaldığı, bu durumun patent hakkına tecavüz veya tecavüz tehlikesi oluşturmayacağı, yargılama giderinden davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yargılama devam ederken doğan bir olay nedeniyle karar verilmesinde her iki tarafın artık hukuki yararının kalmaması halinde davanın konusuz kalabilmesinin mümkün olmasına, bu durumda mahkemece, dava (esas) hakkında bir karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulmasının gerekmesine,
davanın konusuz kalması halinde yargılamaya devam edilerek açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın ne ölçüde haklı olduğu tespit edilip, sonucuna göre yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesinin zorunlu olmasına, somut olayda davacıların patentine tecavüz veya tecavüz tehlikesi oluşturacağı ve bu durumun haksız rekabet veya haksız rekabet tehlikesi teşkil edeceği ileri sürülen davalı başvurularının yargılama sırasında işlemden kaldırılarak iade edilmiş bulunması nedeniyle davanın konusuz kaldığının sabit olmasına, vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesinde yanlışlık olmamasına,
her ne kadar dava konusuz kaldığından dolayı esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmesi yerinde değil ise de sonucu itibariyle kararın doğru olmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9057, K. 2011/8318, 5 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama