KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9099 E., 2011/2340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.03.2009 tarih ve 2008/41-2009/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 20.03.2004 tarihinde istifa ettiğini, alacaklarının kendisine ödenmediğini, yapılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 29.06.2005 tarihli genel kurulda ortaklıktan ayrılanların aidatlarının 3 yıl içinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, alacağın likit olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kooperatif ortaklığından istifa ettiği, 04.10.2004 tarihli yönetim kurulu kararıyla istifasının kabul edildiği, 2004 yılı olağan genel kurulunun 26.06.2005 tarihinde yapıldığı, alacağın 26.07.2005 tarihinde muaccel hale geldiği, 26.06.2005 tarihli genel kurulda çıkan ortaklara ödemelerin 3 yıl içinde yapılmasına karar verildiği,bilanço ve hesapları göre, ortağa ödeme yapılması durumunda kooperatifin varlığının tehlikeye düşmesinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline, takibin 21.050 TL asıl alacak ve 4.743,27 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif çıkma payının tahsili istemine ilişkin olup, aidat, faiz ve genel gider katılım pay oranları kooperatif genel kurulunda belirlendiğine göre, davalı kooperatif
tarafından davacı ortağın alacağının bilinmesi ve hesap edilmesi mümkündür. Böyle bir durumda, likit alacak niteliğinde olan alacak için, icra inkar tazminatı istenmesi mümkün olduğundan, mahkemece, davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9099, K. 2011/2340, 7 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama