KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9128 E., 2011/7781 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
631 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.05.2009 tarih ve 2007/327 - 2009/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.06.2011 gününde davacı-karşı davalı avukatı ... ile davalı-karşı davacı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkilinin tasarımı tescilli ayakkabı tabanını taklit ederek üretim yaptığının tespit edildiğini ileri sürerek, haksız rekabet teşkil eden her türlü fiilinin durdurulmasına, önlenmesine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına 15.000 YTL maddi ve 5.000 YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddianın yerinde olmadığını, müvekkili üretiminin yıllardır kamuya mal olmuş ayakkabı tabanı olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında da davacının tescilli tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığını açıklayarak hükümsüzlüğüne, tedbir kararının kaldırılmasına, 5.000 YTL manevi ve 15.000 YL maddi tazminatın tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu taban tasarımlarının aralarında herhangi bir benzerlik bulunmadığı, ancak taraflar arasındaki asıl çekişmenin taban tasarımın paftasına ilişkin bulunduğu, her iki tarafın tasarım ve ürünlerinin yaygın şekilde anonimleştiği, yenilik ve ayırt edicilik niteliğini kaybetmiş taban formları olduğu, tecavüz ve haksız rekabet koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, tasarımın iptaline, tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, asıl davanın konusunu teşkil eden, davacı-karşı davalının tescil başvurusu çoklu tasarımın 1.1. numaralı ayakkabı tasarımının, salt taban paftasını kapsamamasına, tabandaki şekilleriyle birlikte bir bütün görünümün tescilini içermesine, davalı-karşı davacının 1238 numaralı tescilsiz ürettiği ayakkabının taban tasarımı ile davacı-karşı davalının bu tasarımının bütün olarak karşılaştırılmalarında benzemediklerinin sabit olmasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddiyle asıl davada tesis edilen kararın onanması gerekmiştir.
2-Davacı-karşı davalı vekilinin karşı davada tesis edilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince.
Karşı davanın davacısı vekili, davacı-karşı davalının 2006/5299 tescil numaralı tasarımının, kendisine ait 7166/1238 model tasarımı için hükümsüz kılınması ile maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece, yazılı gerekçe ile karşı davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacı-karşı davalının tasarım tescil belgesinin iptali yönünde hüküm kurulmuştur. Davacı-karşı davalının tescile bağlanan tasarımı, çoklu tasarım niteliğindedir.
28.11.2006 tarihinde tescil için başvurusu yapılmış ise de inceleme ve itirazlar sonucu 03.01.2008 tarihinde tescil belgesine bağlanmıştır. Başka bir anlatımla, davacı-karşı davalının başvurusunun kesinleşmesi sonra olmuştur. Oysa, bu tasarımın kısmen hükümsüzlüğünün talep edildiği işbu karşı dava, 27.07.2007 tarihinde açılmıştır. Dava tarihi itibariyle davacı-karşı davalının tescili kesinleşmiş endüstriyel tasarımı bulunmamaktadır.
Dolayısıyla ortada iptale veya hükümsüzlüğe konu tescilli tasarım yoktur. Bu nedenle karşı davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Öte yandan, davalı-karşı davacı vekili, davacı-karşı davalının çoklu tasarımının salt kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü 7166/1238 model bakımından hükümsüzlüğünü talep etmiş olmasına rağmen davacı-karşı davalının tescil kapsamı tüm tasarımlarının hükümsüzlüğü sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi de kabul şekli bakımından yanlış olmuştur.
Bu durum karşısında, karşı davanın açıldığı tarihte davacı-karşı davalının kesinleşmiş tescille tasarımı olmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9128, K. 2011/7781, 28 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama