KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9179 E., 2011/8431 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.03.2009 tarih ve 2008/76 - 2009/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.07.2011 gününde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ’GUINNES’ markasının müvekkili tarafından yaratıldığını ve tüm Dünyada tanıtıldığını, TPE nezdinde 16 ve 25. sınıf emtialar bakımından tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının aynı ibareli markasının tescilli olması nedeniyle 25. sınıf itibariyle istemin ret edildiğini, itirazlarının da kabul edilmediğini, oysa müvekkili markasının tanınmış bulunduğunu ve bu ibarenin şirketin kurucusunun soyadını oluşturduğunu ileri sürerek, davalı şirket adına 2000/03448 sayı ile tescil edilen ‘GUINNES’ markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı markasının tanınmış olmadığını, müvekkilinin 25. sınıf emtiada kullanmak üzere daha önce tescil ettirdiğini, davacının markasının bira ve alkollü içecekler üzerinde kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 26.11.2007 tarihli ilama dayanılarak, Paris Konvansiyonu, 6. Mükerrer 1., 556 sayılı KHK'nin 7/1 ve 42. ve TRİPS 16. maddesi gereğince, tanınmış markaların tanınmışlığından yarar sağlamak için tescil edilmiş markanın kullanımının, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi halinde markanın tesciline itiraz edilebileceği gibi, tescil gerçekleşmişse iptalinin istenebileceği, öte yandan markaların kötü niyetle tescilinin de hükümsüzlük nedeni sayıldığı, dosyaya sunulan belgelerden davacının uzun yıllardan beri ticari faaliyetlerinde GUİNNES ibaresini ticaret unvanı ve marka olarak kullandığı,
markanın başta bira ve alkollü-alkolsüz içkiler olmak üzere daha sonra dahil edilen kitap, giysiler, oyunlar, bar ve ikram servisleri için 1930'lu yıllardan itibaren neredeyse tüm ülkelerde
yaygın tescillerinin bulunduğu, yıllık hasılatın 2000 yılı itibariyle (11.000.000) Sterline ulaştığı, tanınmışlığına ilişkin yabancı mahkeme kararlarının bulunduğu, dolayısıyla markanın Paris Konvansiyonu 6. Mükerrer 1. maddesi anlamında tanınmış olduğu, yurt dışı tescilleri arasında 25. sınıflar da bulunduğu gibi TRİPS 16. maddesi gereğince, markalar arasında bağlantı kurulması nedeniyle davacının tanınmış markasının zarar göreceği, aynı ibarenin davacı şirketin ticaret unvanının ayırt edici unsurunu oluşturduğundan, Paris Konvansiyonu'nun 8. maddesinde belirtilen korunmadan da yararlanacağı, tanınmışlık potansiyeli bulunan markaların kötü niyetle tescilinin de hükümsüzlük nedeni kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9179, K. 2011/8431, 7 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama