KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9272 E., 2011/8269 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2008 tarih ve 2004/960-2008/662 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05/07/2011 gününde davacı avukatı gelmedi, davalı avukatı Av. ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkil şirketler arasında yapılan aracı ihracatçı sözleşmesi gereğince davacı Hedef A.Ş.tarafından diğer müvekkilin imalatçısı olduğu tekstil ürünlerinin yurt dışına ihracı konusunda anlaşmaya varıldığını, ihracat konusu emtianın ödeme şeklinin “vesaik mukabili” ödeme olarak belirlendiğini, buna rağmen davalı taşıyıcının belirlenen ödeme şekline aykırı olarak ihracı yapılan malları ithalatçı şirkete teslim ettiğini,davalının kusuru yüzünden ihraç konusu mallların bedelinin tahsil edilemediğini ileri sürerek, şimdilik 14.427,10 EURO'nun temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu mallar Almanya'ya ulaştığında müvekkil tarafından mal teslimi için banka onayı beklenirken davacı ...Ş.nin talimatı ile onay beklenmesinden vazgeçildiğini, dava konusu taşımadan önce de sonra da taşıma hizmeti verildiğini, emtianın istenen kalitede olmaması nedeniyle bedelinin alıcı tarfından ödenmediğini savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, ihracat konusu malların ödeme şeklinin “vesaik mukabili” ödeme olarak belirlendiği ve 11.01.2003 tarihli 11.427,10 EURO bedelli olmak üzere davalı şirkete teslim edildiği, davalının ihracat bedeli ödenmeden malları teslim etmesinin kasda eşdeğer kusur olarak kabul edilmesi karşısında 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı taşıyıcının mal bedelinin ödendiğine dair banka onayını almaksızın malları alıcıya teslim etmesi nedeniyle tahsil edilemeyen ihracat bedelinin tahsili istemine ilişkin olup,ödemeye ilişkin olarak davalı vekilince davacılardan Dinç AŞ.nin ticari defterlerinin incelenmesini savunulmasına rağmen mahkemece salt davacı Hedef A.Ş.ile davalı taşıyanın ticari defterlerini inceleyen bilirkişi kurulu raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa,davalı taşıyan navlun faturasını ihraç edilen emtianın imalatçısı olan davacılardan Dinç A.Ş.ne kesmiş olup, davalının ödemeye ilişkin re'sen gözetilmesi gereken anılan savunması doğrultusunda, davacılar vekili davacı ....A.Ş.nin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasını istemese dahi, ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak ihracat bedelinin imalatçı davacıya ödenip ödenmediği hususunun açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Öte yandan, gümrük beyannamesinden “vesaik mukabili” satıldığı anlaşılan davaya konu ihraç edilen emtialarla ilgili olarak mahkemece bedelinin akıbeti, bu bağlamda davacılara ödenip ödenmediği hususu aracı bankalardan yeterince araştırılmadan karar verilmesi de keza doğru bulunmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9272, K. 2011/8269, 5 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama