KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9386 E., 2011/2396 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.12.2008 tarih ve 2008/8-2008/443 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerinin tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Kayseri Şubesi’nde 14.08.1997 tarihinde kredi mektuplu döviz tevdiat hesabı açtırdığını, müvekkilinin 1998 yılında Türkiye’ye gelişi sırasında çantası ile birlikte içindeki kredi mektubunun da kaybolduğunu, üçüncü şahısların davalı bankanın İstanbul Şubesi’nden hesabındaki parayı çekmiş olduğunu, davalı bankanın gerekli özeni göstermeden hesaptaki parayı üçüncü şahıslara ödediğini ileri sürerek, 51.743,14 DM’nin 02.12.1998 tarihinden itibaren faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının sahip olduğu hesabın karşılığında verilen kredi mektubunun Merkez Bankası Şubelerince ve yurt dışında kendileriyle özel anlaşma yapılan aracı bankalar tarafından üzerindeki kimliği bildiren ilgilisine ödeme yapılabilmesini sağlayan belge olduğunu, kredi mektuplarının üzerinde kaybedilmesi halinde yapılacak işlemlerin yazıldığını, davacının da pasaport ve kredi mektubunu sunması nedeniyle ödemenin yapıldığını, imzasını değiştirdiğini beyan ettiğini, ödemenin davacının çelişkili dilekçelerinden de anlaşılacağı üzere davacıya yapıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının açtırdığı döviz tevdiat hesabıyla ilgili belgeleri özenle saklamadığı ve kaybettiği, paranın usulsüz çekilmesinde %70 oranında asli kusurunun olduğu, davalı bankanın da %30 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 15.522,94 DM’nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9386, K. 2011/2396, 7 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama