KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9397 E., 2011/7330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2009 tarih ve 2006/161-2009/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14/06/2011 gününde davacı avukatı gelmedi, davalılar avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yunanistan’daki alıcısına ulaştırılmak üzere iki ayrı parti kırmızı biber emtiasının nakliyesi için davalıyla varılan anlaşma uyarınca teslim edilen kırmızı biberlerin, aracın soğutucu (termoking) arızası nedeniyle toplamda (30.800) kilogramının imha edildiğini ileri sürerek toplam (16.769.000.000) TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilinin biberleri Sındırgı’da bulunan tarladan 36 C'de araca yüklediğini, ön soğutma işleminin davacı tarafından yapılmadığı için kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece verilen yetkisizlik kararının davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2005/6942 Esas, 2006/7716 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının ihtirazı kayıt koymaksızın mal teslim almakla bitki sağlık sertifikasına bağlı ayıklanmış kırmızı biber yükünü tam ve sağlam koşullarda teslim aldığının kabulünün gerektiği, emtiada meydana gelen zarardan davalı araç sürücüsü ve taşıyan firmanın müteselsilen sorumlu olduğunu, toplam zararın (16.443,42) TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-16.09.2002 tarihli hamule senedine konu 16.700 Kg kırmızı biberin 3.5 tonunun zayii olduğu, kalanın sağlam olarak mal alıcısına teslim edildiği davalı tarafından savunulmuştur. Dosyada mevcut ve Yunan makamlarınca tutulduğu davacı tarafından ileri sürülen tutanak ve faks mesajı (davacının 17 ve 18 nolu delilleri) tercümesi dosyada bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece taraf delilleri ve tercümeleri dosyaya getirtilerek gerekirse bundan sonra bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken 2 nolu taşımaya ilişkin olarak dayanağı gösterilmeksizin zayii olan mal miktarının 12.300 Kg olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Öte yandan; CMR 25/II’de eşyanın tamamının hasara uğraması durumunda tam ziyaya ilişkin tazminatın, eşyanın bir kısmının hasara uğraması halinde ise o kısmın ziyaa uğraması durumundaki tazminatın aşılamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda şayet eşyanın tamamı hasara uğramışsa,öncelikle tam ziya halinde ödenmesi gereken, bir kısmı hasara uğramışsa o kısmın ziyaı halinde ödenmesi gereken azami tazminat miktarının CMR md.23/1,II,III ve IV’e göre hesaplanması, daha sonra bu rakamla hasarlı malın değer kaybına ilişkin tazminat miktarının karşılaştırılması gerekir. İşte bu son değerin CMR’nin 23/1,II,III ve IV’e göre yapılan hesaplamayla bulunan değeri aşması mümkün değildir. Mahkemece anılan hükümler hiç değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması da yanlış olmuştur.
4-Yine davalı sürücünün sorumluluğunun gerekçesi kararda gösterilmeksizin ve tartışılmaksızın meydana gelen zarardan sorumlu tutulması da doğru görülmemiş ve açıklanan nedenle dahi kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9397, K. 2011/7330, 16 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama