İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/9463 K.2010/540

Ankara Asliye 8.Ticaret Mahkemesi

Esas2009/9463Karar2010/540Tarih19 Ocak 2010Okuma5 dk · 981 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/9463 E., 2010/540 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ocak 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

981 kelime·5 dk okuma

Ankara Asliye 8.Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.04.2009 tarih ve 2008/107-2009/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı kooperatif vekili ile birleşen davaların davacıları vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.01.2010 gününde birleşen davaların davacılarından ... avukatı ...ve diğer davacılardan ... avukatı ... ile davalı kooperatif avukatı... gelip, müdahil ve diğer davacılar avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra,

duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekilleri, asıl ve birleşen davalarda, davalı kooperatifin 25.06.1998 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmış gibi tutanak düzenlendiğini, oysa, böyle bir toplantının yapılmadığını, 57 ortak bulunmasına rağmen 33 ortağın hazirun cetveline adının yazıldığını, 9 kişinin imzası ile kararlar alındığını, alınan kararların toplantı ve karar nisaplarına uyulmaması nedeniyle yok hükmünde olduğunu, buna rağmen o toplantıda seçilen yeni yönetimin usulsüz olarak ihraç kararları aldığını,

bu şekildeki uygulamada asıl amacın gecekondu sahibi ortakları kooperatiften uzaklaştırarak 80 dönümlük değerli araziyi yüklenicinin ele geçirmesini sağlamaya yönelik olduğunu ileri sürerek, 25.06.1998 tarihli genel kurul kararlarının iptali ve sonraki tüm işlemlerin yok hükmünde olduğunun tespitini, aynı nedenlere dayalı olarak 16.08.1998, 27.06.1999, 03.12.1999, 30.06.2000 ve 28.06.2003 tarihli genel kurul kararlarının iptalini ve ihraç kararlarının iptalini istemiştir.

Davalı vekili, toplantı ve karar yeter sayısının mevcut olduğunu savunarak tüm davaların reddini istemiştir.

Mahkemece, asıl davanın açılmamış sayılmasına, 8 ortakla yapılan toplantının nisap oluşmadığından ve yok hükmünde olduğu gerekçesiyle birleşen davaların kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce karar davalı yararına bozulmuştur.

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporuna göre, 33 ortaklı kooperatifin 9 ortağın katılımı ile toplandığı, toplantı nisabının oluştuğu ve kararların oybirliği ile alındığı, davacıların muhalefet şerhini tutanağa geçirmedikleri ve dava açma şartlarının oluşmadığı, ...’ın genel kurula katılmadığı ve vekaletname vermediği ifadesinin inandırıcı bulunmadığı, ancak, 16.08.1998 tarihli genel kurulda alınan ihraç kararlarının yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle asıl davanın açılmamış sayılmasına,

birleşen Ankara 2.Ticaret Mahkemesi’nin 1998/893 E sayılı davada davanın kısmen kabulü ile ihraç kararlarının iptaline, diğer istemlerin ve birleşen diğer davaların reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2007/12552 E, 2008/585 K sayılı ilamıyla bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, 25.06.1998 tarihli genel kurul tutanağının incelenmesinden 25.06.1998 günlü hazirun cetvelini 7 ortağın asaleten ve 2 ortağın vekaleten imzaladıkları, toplantıya katılmadıkları halde üç üyenin katılmış gibi gösterildiği ve böylece nisabın oluşmadığı,

25.06.1998 tarihli genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğu, dolayısıyla gerçek borcu yansıtmayan ihtarlara dayanılarak davacı üyelerin kooperatifçe ihracına karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı ... açısından genel kurul toplantısına katıldığı halde oylama sırasında red oyu vererek muhalefet şerhini tutanağa yazdırmadığından dava açma hakkının bulunmadığı, davacılardan ..., ..., ..., ..., ...'na çağrılar usulsüz yapıldığından dava açma haklarının bulunduğu,

ancak alınan kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak alındığı kanıtlanamadığından davalarının reddinin gerektiği, davacılardan ... ve ...'ın toplantıya katılmadıkları için dava açma haklarının bulunmadığı gerekçeleriyle, asıl davada daha önce verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 1998/765 E, 1998/761 E, 1998/746 E sayılı davaların kabulü ile 25.06.1998 tarihli genel kurul kararının iptaline, birleşen 1998/893 E sayılı davada davacılardan ... tarafından açılan davanın reddine,

diğer davacıların davasının kısmen kabulü ile 16.08.1998 tarihli genel kurul toplantısı gündeminin 5.maddesinin iptaline ilişkin karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, diğer maddeler yönünden açılan davanın reddine, birleşen 1999/249 E sayılı dosyada davanın kabulü ile 17.02.1999 tarihli yönetim kurulu kararının iptaline, birleşen 1999/333 E sayılı dosyada davanın kabulüne, ihraç kararının iptaline, 1999/681 E, 2000/564 E ve 2003/500 E sayılı davaların reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı Kooperatif vekili ile birleşen davalarda davacılar vekillerince temyiz edilmiştir.

1- Mahkemece, kısa kararda asıl dava dosyasıyla birleştirilen Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/500 E sayılı dava dosyasıyla ilgili bir karar verilmediği halde, gerekçeli kararda birleşen 2003/500 E sayılı dava dosyasının reddine karar verilmek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.

T.C. Anayasası, yargılamanın aleniyeti ilkesini benimsemiştir. Bunun anlamı yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir. HUMK'nun 382.maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın da bu kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde,yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni olacağının içtihat edilmiş bulunmasına göre, mahkemece yapılacak iş; bozmadan sonra, hakimin önceki kısa karar ile bağlı olmaksızın çelişikliği kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre yeni bir karar vermekten ibarettir.

2- Taraf vekillerinin asıl ve birleşen diğer davalara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dairemizin 2007/12552 E, 2008/585 K sayılı bozma ilamında da vurgulandığı üzere davanın çözüm noktası ..., ... ve ...'ın 25.06.2008 tarihli genel kurul toplantısına katılıp, katılmadıkları ve böylece anılan genel kurulda toplantı nisabının oluşup, oluşmadığının belirlenmesinde yatmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, adı geçenlerin hazirun cetvelinde imzalarının olması karşısında, imza incelemesi yapılmak suretiyle 25.06.2008 tarihli genel kurula katılıp, katılmadıklarının belirlenmesi gerekirken noksan incelemeyle ve söz konusu şahısların çelişkili ifadeleri ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

3- Kabule göre de; mahkemece 25.06.2008 tarihli genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğunun tespiti karşısında, bu genel kurulca atanan yönetim kurulunun yapmış olduğu tüm iş ve işlemlerle birlikte müteakip genel kurulların da yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken kararın kendi içerisinde çelişki yaratacak şekilde 25.06.1998 tarihli genel kurulun yok hükmünde olduğunun belirlenmesine karşın, müteakip genel kurul toplantılarında alınan kararların iptali kabil olarak değerlendirilmesi de yanlış olmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın Davalı ve birleşen davalarda davacılar, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davaların davacıları yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin birleşen davaların davacılarından alınarak davalıya, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak birleşen davanın davacılarından ... ve ...'na verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9463, K. 2010/540, 19 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/9463
Karar No
2010/540
Tarih
19 Ocak 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/9464 K.2010/347
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/9465 K.2010/13
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/9467 K.2010/14
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2009/9471 K.2010/289
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/9472 K.2010/581
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/9474 K.2010/186

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.