KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9554 E., 2011/8934 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.11.2008 tarih ve 2004/637-2008/474 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.07.2011 gününde davalı avukatı ..... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan..., ...ve ... ile imzaladığı 14.09.2000 tarihli protokol uyarınca, diğer davalı ... lehine 30.09.2002 ve 30.09.2003 vadeli ve her biri (100.000)USD bedelli 14.09.2000 keşide tarihli iki adet teminat senedini tanzim edip davalı...’a verdiğini, protokolde karşılıklı edimlerin bir ay içinde yerine getirilmemesi halinde protokolün geçersiz sayılacağının kararlaştırıldığını,
BBS Sangari Holding BV.’nin BİF Besicilik Ltd.Şti.’ndeki hisselerinin müvekkiline devre de dahil olmak üzere protokoldeki edimlerin bir ay içinde yerine getirilmemiş olduğundan protokolün geçersiz ve dava konusu iki adet senedin de bedelsiz kaldığını, buna rağmen davalı...’ın Sangari Holding BV.’ye vekaleten keşide ettiği 13.03.2003 tarihli ihtarname ile müvekkilinden BİF Besicilik Ltd.Şti.’ndeki hisselerini devralmasını talep ettiğini ileri sürerek, dava konusu iki adet senet nedeniyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, husumet, zamanaşımı ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava konusu protokol uyarınca davalıların Mate A.Ş.’ndeki hisselerini 02.10.2000 tarihinde davacıya devrettiği ve bu devrin anılan şirketin davacı başkanlığındaki 20.11.2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile
şirket nezdinde de geçerlik kazandığı, davalıların GİS A.Ş.’ndeki hisselerinin de aynı şekilde ve tarihte devredildiği, devirlerin şirketlerin defter ve kayıtlarına işlenerek geçerli hale getirildiği, protokolde belirtilen araç devirlerinin de yapıldığı, davalıların protokolden yaklaşık 3 yıl sonra temin ettikleri vekaletname ile davacıyı dava dışı Sangari Holding BV.’nin BİF Ltd.Şti.’ndeki hisselerini devralmaya davet ettikleri, dava konusu bonoların Gis ve Mate A.Ş.’lerinin hisse devri için düzenlendiği, davalıların da bu yükümlülüklerini yerine getirdiği,
dolayısıyla hisse devir bedelini hak ettikleri, öte yandan davacının protokolün bir kısım edimlerinin bir aylık süreden sonra yerine getirilmesine icazet verdikten sonra, senet bedelleriyle doğrudan ilgisi bulunmayan dava dışı iki şirketin hisse devri için vekalet gönderilmemesini gerekçe göstererek protokolün tümünün geçersizliğini ileri sürmesinin iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9554, K. 2011/8934, 14 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama