KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9576 E., 2011/4351 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Vekili
- AV....
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.03.2009 tarih ve 2008/360 - 2009/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.04.2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 10.06.2000 tarihli sözleşme ile davalı aracı kurum nezdinde yatırım hesabı açtığını, hesapla ilgili işlemlerin yürütülmesi için dava dışı .....'a vekaletname verdiğini, başlangıçta (46.000) TL ile (30.000) lot İSGYO hisse senedi bulunan hesabın son ekstresi incelendiğinde sıfırlanıp müvekkilinin borçlandırıldığının anlaşıldığını, vekilinin derhal azledilip işlemlerdeki usulsüzlükler için SPK'na şikayette şikayette bulunulduğunu ve ekstreye noter aracılığıyla itiraz edildiğini, vekilin de hesapta herhangi bir işlem yapmadığını bildirdiğini,
bu durumda hesaptaki işlemlerin müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında yapıldığı sonucunun ortaya çıktığını ileri sürerek, hesaptaki (46.000) TL'nın 09.10.2000 tarihinden itibaren en yüksek repo faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, (30.000) Lot İSGYO hisse senedinin müvekkiline ayne iadesini talep etmiştir.
Davalı vekili, hesaptaki tüm işlemlerin davacının vekilinin telefon talimatları ile yapıldığını, SPK'nun Seri:V No:6 sayılı tebliğinin 9. maddesi uyarınca bunun mümkün olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesine göre ses kayıtlarının müşteri aleyhine kesin delil oluşturacağını, hesap ekstrelerinin de sözleşmede belirtilen adrese tebliğ edilip itiraza uğramadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 08.11.2007 tarihli ilama dayanılarak, davacının hesabında davalı aracı kurumun bilgisi ve onayı ile usulsüz işlemler yapıldığı, bu işlemlerin usulüne uygun yapılması halinde davacının gerek nakdi gerekse hisse senedi olarak mevcut malvarlığının (70.343) TL'na ulaştığı, davacı vekilinin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak gerek nakdi paradan gerekse İSGYO hisse senedinden kaynaklanan toplam alacaklarının anılan meblağ üzerinden tazminini istediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (70.343) TL'nın (62.054) TL asıl alacak kısmına 09.10.2000 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve her ne kadar davacı vekilince başlangıçta (46.000) TL’nın tahsili ile (30.000) lot İŞGYO hisse senedinin aynen iadesi talep edilmişse de, 10.03.2009 tarihli dilekçe ile (70.343) TL’nın tahsilinin istenmesine, davalı vekilince de iddianın genişletilmesi itirazında bulunulmamasına, yine davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde harca esas dava değeri olarak (77.200) TL’nın gösterilmiş olmasına, bu durum karşısında mahkemece (70.343) TL üzerinden yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9576, K. 2011/4351, 14 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama