KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9612 E., 2011/6373 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2007/239-2008/305 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.05.2011 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “MİS” ibaresini esas veya tek unsur içeren tescilli markalarının bulunduğunu, davalı şirketin bu markalarla iltibas yaratacak şekilde “MİSAL” ibaresinin marka olarak adına tescili için yaptığı başvuruya müvekkilinin itirazının diğer davalı TPE’nce reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPE YİDK’nun 03.10.2007 tarih ve 2007/M-5591 sayılı kararının iptalini, davalı şirket markasının tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraf markalarının asıl veya baskın unsurlarının anlam olarak aynı değilse de davalı şirket markasındaki “AL” ilavesinin başvuruyu davacı markalarının asıl unsuru olan “MİS” ibaresi ile benzer olmaktan kurtarabildiğinin de söylenemeyeceği, zira görsel ve işitsel benzerlik ve vurgunun ilk üç harfte olmasının taraf markalarını en azından bağlantı bulunduğu yanılgısına neden olacak derecede benzer kıldığı,
ayrıca anlam farklılığı bulunmakla birlikte davalı şirket başvurusunun “MİS’AL” şeklinde algılanma ihtimalinin de gözden uzak tutulmamasıgerektiği, diğer taraftan bu benzerliğin renk unsuru ile de yoğunlaştığı, zira davalı başvurusunu oluşturan ibarenin davacı markaları ile aynı tondaki yeşil renk ile yazılmasının renksel bir çağrışım yaratıp iltibas riskini artırdığı,
emtea kapsamlarının da birebir örtüştüğü, ürünlerin ortalama tüketicilerinin her yaştan alıcılar ve satın alınmaların fazla zaman ayrılmayan gıda maddeleri olduğu gözetildiğinde, taraf markalarının 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında benzer bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9612, K. 2011/6373, 26 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama