KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9768 E., 2010/6422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.07.2008 tarih ve 2007/378 - 2008/194 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkilleri arasında 08.12.2006 tarihli bir sözleşme yapılarak daha önce bağıtlanmış olan hisse devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle yapılan ödemelerin iadesinin kararlaştırıldığını, anılan sözleşmeden önce sözleşmenin teminatı olarak dava konusu senedin teminat amaçlı olarak davalıya verilmesine rağmen sonrasında iade edilmediğini, boş olarak verilen senedin doldurularak kambiyo senedi halinde getirilip tahsile koyulduğunu, dava konusu senet nedeniyle davalıya herhangi bir borcun bulunmadığını ileri sürerek, dava konusu senetten dolayı müvekkillerinin borçlu bulunmadığının tespitine ve senedin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu senedin teminat senedi olmadığını, alacağın sözleşmeden tamamen bağımsız bir alacak olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davaya konu sentte ve taraflar arasındaki yazılı sözleşmelerde, davaya konu senedin teminat senedi olarak düzenlendiğine dair bir ibareye yer verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9768, K. 2010/6422, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama