KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9918 E., 2011/1953 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.06.2009 tarih ve 2008/1498-2009/1200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, kooperatif aidatlarını zamanında ödememesi sebebiyle aylık %5 oranı üzerinden toplam 4.589.60TL gecikme cezası borcu olduğunu, borcun tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durdurulduğunu, halbuki davalının aidatlarını geç ödediğini ve geç ödenen aidatlara gecikme cezasının uygulanacağı yönünde genel kurul kararının varlığını bildiğini, bu nedenle haksız itirazın iptali ile %40 icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 2004 Mart ayına kadar aidat ödemelerini düzenli yaptığını, sonrası için ödemelerde gecikme olduğunu kabul ettiklerini, ancak kooperatif yöneticileri tarafından kendisine borcunun olmadığı söylenilmesine karşın daha sonra haksız olarak borç çıkarıldığını, 27.01.2008 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların geçmişe yönelik olarak uygulanamayacağını, alacak likit olmadığından inkar tazminatı istenemeyeceğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda davacının 4.589.60 TL gecikme faizi alacağı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacının takibe vaki itirazının iptaline, takip konusu alacağa takip tarihinden tahsil tarihine değin yasal faiz işletilmek suretiyle takibin devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, icra takibine konu borç ana para borcu niteliğinde olmayıp, davalının aidatlarını geç ödemesinden kaynaklanan ve genel kurullarda karar altına alınan oranlar uygulanmak suretiyle hesaplanmış bulunan gecikme faizi tutarına ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece, Borçlar Kanunu’nun 104/son maddesinde belirtilen emredici niteliktekidüzenlemeye aykırı düşecek şekilde hüküm altına alınan temerrüt faizi niteliğindeki takip konusu meblağa takip tarihinden itibaren yeniden faiz yürütülmesine olanak verecek şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gibi davanın itirazın iptali davası niteliğinde olduğu gözden kaçırılmak suretiyle, “takibin devamına” denildikten sonra karışıklığa yol açacak şekilde ayrıca tahsil hükmü kurulması da yanlış olmuştur.
Yerel mahkeme kararının, belirtilen bu nedenle, davalı yararına bozulması gerekiyor ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca hükmün aşağıda belirtilen biçimde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9918, K. 2011/1953, 28 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama