KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10020 E., 2012/5776 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
748 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.03.2010 tarih ve 2007/2-2010/46 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... A.Ş. ( ING Bank) tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinde bulunan internet bankacılığına açık hesabından davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle müvekkilinin internet şifreleri ele geçirilerek hesabından 15.250,00 TL ve 1.850,00 TL olmak üzere 2 adet havalenin davalılar ... ve ...'ın hesabına aktarıldığını, 1.850,00 TL'nin hesaptan çekilmeden davalı bankaca bloke edildiğini diğer havale edilen miktarın hesaptan çekildiğini, müvekkiline ait sim kartın bilgisi haricinde iptal edilip yenilenmesinde davalı ...Ş. ve davalı ...Ş.'ye bağlı davalı ... Yuvam İnş.Abone Merkezi'nin de kusurlu olduğunu, ileri sürerek, 17.100,00TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, işlemin davacıya ait şifre kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiğini, müvekkilinin tüm güvenlik önlemlerini eksiksiz aldığını, şifre ve bilgilerin sorumluluğunun davacıya ait olduğunu, davacının internet bankacılığı sözleşmesine aykırı davranarak güvenlik çemberinden yararlanmayıp güvenlik uyarılarına uymadığını ve davacının şifre ve bilgilerin korumak için gereken güvenlik önlemlerini almadığını, olayda davacı ve diğer davalılar Turkcell İletişim A.Ş. ve Turkcell Yuvam Abone Merkezi'nin kusurlu olduğunu, müvekkiline yüklenecek kusur bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili ve Turkcell Yuvam Abone Merkezi vekilleri müvekkilllerine atfedilebilecek kusur bulunmadığını savunarak, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., 24.08.2005 tarihinde nüfus cüzdanını çaldırdığını, nüfus cüzdanını çalan kişilerin bu eylemi gerçekleştirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 15,250.00 TL'nin davalı bankadan tahsiline, davalılar Turkcell İletişim A.Ş. ve Turkcell Yuvam Abone Merkezi aleyhine açılan davanın esastan reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın açılmamış
sayılmasına, davalı ... aleyhine açılan davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilleri tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi).
Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde davalı ...Ş.'ye ve Turkcell İletişim A.Ş.'ye bağlı davalı ...
Yuvam Abone Merkezi yönünden mahkemece işin esasına girilerek usulsüz işlemin gerçekleşmesinde bu davalıların kusuru bulunmadığı gerekçesiyle bu davalılar yönüden davanın reddine karar verilmişse de davacı ile bu davalılar arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararıdır. Davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir.
Davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde davalı ...Ş.’nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir. Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı ...Ş. ve Turkcell İletişim A.Ş.'ye bağlı davalı ...
Yuvam Abone Merkezi'ne husumet düşmeyeceği dikkate alınarak bu davalılar aleyhine açılan davanın husumetten reddi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca yukarıda adı geçen davalılar yönünden gerekçesi değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10020, K. 2012/5776, 11 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama