KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10080 E., 2012/1770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Burhaniye Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/04/2010 tarih ve 2009/36/2010/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin emekli öğretmen olup 01.04.2006 Cumartesi günü emekli maaşını çekmek için davalı bankanın Burhaniye Şubesine giderek kartı ile ATM cihazında işlem başlattığını, ekranda manyetik okuyucunun kartını okuyamadığı yazısının belirdiğini, bunun üzerine kartın iadesi için düğmeye bastığını ancak kartın iade edilmemesi üzerine şifresini girerek beklediği ve ekranda kartın banka tarafından alıkonulduğu yazısının çıktığını, daha sonra bunun bir hırsızlık olduğunu düşündüğünü ve bankaya başvurduğu ancak banka tarafından verilen cevapta hesabındaki paranın çekildiğinin bildirildiğini, davalı bankanın olay nedeniyle kusurlu olduğunu ileri sürerek, 2.590 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın olay nedeniyle kusurunun bulunmadığı ve davacının şifrenin gizlenmesi yükümlülüğüne uymadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10080, K. 2012/1770, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama