KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10104 E., 2012/2698 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/03/2010 tarih ve 2006/510-2010/138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı hakkında yapılan icra takibinde davalının imzaya itiraz ettiğini, bunun üzerine Alanya İcra Hukuk Mahkemesi'nce yapılan incelemede imzaların borçluya ait olup olmadığının belirlenememesi nedeni ile takibin iptal edildiğini, davalı hakkında Alanya Ağır Ceza Mahkemesi'nde bu nedenle kamu davasının açıldığını, bu davada da senetlerdeki imzanın davalıya ait olduğu belirlenememiş ise de, yazıların sanığa ait olduğunun sabit olması nedeni ile senetlerin sanık tarafından düzenlendiğinin kabul edildiğinin belirlendiğini ve davalının senet bedelleri kadar haksız olarak zenginleştiğini ileri sürerek 18.000 TL alacağın vade tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, esasa ilişkin olarak da davacı ile davalı arasında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dayanak yapılan bonolardaki imzanın davalıya ait olup olmadığının gerek icra hukuk mahkemesince yapılan incelemede, gerekse ağır ceza mahkemesince yapılan incelemede anlaşılamamış olması ile davacının dahi bonoların sahte olduğunu kabul ederek başka bir dava açtığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
21,15 H · 17,15 PH · 04.00 BH · 27/02/2012 - S.C
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10104, K. 2012/2698, 24 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama