KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10160 E., 2010/10329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Seydişehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.03.2008 gün ve 2004/745 - 2008/102 sayılı kararı bozan Daire’nin 27.04.2010 gün ve 2008/9107 - 2010/4591 sayılı kararı aleyhinde davacı-karşı davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 233 sayılı KHK hükümlerine tabi İDT olduğunu, davalının sermayesinin % 99'u müvekkiline ait bir şirket olduğunu, 13.08.2009 tarihli ÖYK kararı ile bağlı ortaklık ilişkisinin sona erdirildiğini, davalının ÖİB'na devri üzerine istenen mutabakat nedeniyle yapılan hesaplaşma ve mahsup sonucunda müvekkilinin davalıdan 108.955.361.185.562.-TL alacaklı olduğunun kesinleştiğini, 5664 sayılı Yasa'nın 6. maddesi uyarınca müvekkilinin Hazineye olan 100.514.375.900.000.-TL borcunun davalıda olan alacağına mahsup işlemi yapıldığını,
özelleştirme sonrasında bir süre daha devam eden ticari ilişki nedeniyle doğan davalı alacağı mahsup edildiğinde 06.12.2004 tarihi itibariyle davalının 4.699.038.609.176.-TL bakiye borcu kaldığını ileri sürerek, şimdilik bu meblağın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiş, Karşı dava açarak 23.12.2004 tarihi itibariyle 3.741.946.635.386.-TL alacağın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, özelleştirme sonrası karşı davacının 23.12.2004 tarihi itibariyle 3.741.946.635.386.-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizce 27.04.2010 tarihli ilam ile vekalet ücreti yönünden davalı yararına bozulmuştur.
Bu defa davacı ve karşı davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı ve karşı davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10160, K. 2010/10329, 15 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama