KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10339 E., 2012/2322 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Vekili
- AV....
- Vekili
- AV....
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.06.2010 tarih ve 2005/276 - 2010/295 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ........... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında şebekelerarası irtibat ve işbirliği sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin kapsamında yer almayan ancak davacının alt yapı imkanlarından yararlandıklarında alınacak ücretleri tanımlamak ve mevcut ücretleri piyasa koşullarına getirebilmek amacıyla sözleşmenin ek D çizelge 3, alt yapı kullanım ücret tarifeleri, 3.1 maddesine uygun olarak 30.05.2001 tarihinde “Kuruluş ve Firmaların Türk Telekomünikasyon A.Ş. tesislerinden Faydalandırılmasına İlişkin Yönetmelik” olarak adlandırılan tarifeleri yürürlüğe koyduğunu,
ancak davalının bu tarifelerin yürürlüğünü ihtiyati tedbir ile durdurduğunu ancak yine açmış olduğu davada tedbir kararının kaldırıldığını, tedbir nedeniyle yönetmelik hükümlerinin uygulanmaması neticesinde Temmuz 2004-Aralık 2004 dönemlerine ilişkin alacaklarının olduğunu ileri sürerek 14.023.081,79 TL ana para ve 4.610.969,79 TL gecikme faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların aralarında yapmış oldukları sözleşmeye istinaden birbirlerine verdikleri hizmetlerin bedellerini aylık fatura ettireceklerini ancak davacının talep ettiği döneme ilişkin fatura keşide etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davada taraflar arasında sulh sözleşmesi imzalandığı, dosyayı sulh kapsamına alarak ve sulh anlaşmasının ek-1, D-1 maddesinde "taraflar yekdiğeri lehine her türlü talep, iddia, hak ve alacaklarından ve bu alacakların tahsilinden bu protokolden doğan alacakları dışında gayri kabili rücu feragat edeceklerdir.” demek suretiyle dava konusu alacaktan da davacının feragat ettiği, davanın sulh anlaşmasından sonra açıldığı ve davayı konusuz bırakması söz konusu olmasa da davacının serbest iradesiyle akdettiği ve sonradan herhangi bir suretle geçersiz kılınmayan protokol hükümleri ile bağlı olduğu, protokolden
./... 2010/10339 2012/2322
S:2
döndüğünü veya herhangi bir nedenle ortadan kalktığını iddia etmediğinden ahde vefa kuralları uyarınca protokol hükümlerine uymak ve sulh protokolündeki edimlerini yerine getirmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
21,15 H · 17,15 PH · 04,00 BK · 21.02.2012 - HK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10339, K. 2012/2322, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama