KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10380 E., 2012/1830 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Şenkaya Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/05/2010 tarih ve 2006/81-2010/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının yaptırmakta olduğu belediye hizmet binasının plan ve statik projesinin çizimi için müvekkiliyle anlaştığını, projenin çiziminin yaptırıldığını ve projeye uygun hizmet binasının büyük oranda tamamlandığını, fatura bedelini ödemeyen davalı ... aleyhine takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, dava konusu projeye ilişkin çizimler ile davalıya ait hizmet binasının zemindeki projesinin birbirinin aynısı olduğunu ileri sürerek takibe itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın, davacının eser niteliğindeki projesinin çoğaltılması ile ilgili olduğu, baskasına ait bir mimari projenin kullanımının FSEK m. 22’deki çogaltma hakkının ihlali niteliğinde olduğu, dava konusu projeye ilişkin çizimler ile davalı belediyeye ait hizmet binasının zemindeki projesinin birbirinin aynısı olduğu iddia edildiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine, talep halinde yetkili ve görevli Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesi Sıfatıyla bakmak üzere Şenkaya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, mimari ve statik projenin kullanılmasından doğan alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın 5846 sayılı Yasa'nın 5. maddesi kapsamında olduğu, 5846 sayılı FSEK'in 76/1. maddesi gereği, bu yasanın düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklanan davaların çözümlenmesi için ihtisas mahkemelerinin görevlendirildiği anlaşılmıştır.
Bu mahkemeler tek hakimli olarak görev yapacak olup, mahkemelerden hangilerinin ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirileceğini ve bu mahkemelerin yargı çevresini Adalet Bakanlığı'nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun belirleyeceği düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeye uygun olarak, dava tarihinden önce, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun, 16.09.2004 tarih ve 396 sayılıkararı ve daha sonra alınan ve halen yürürlükte olan 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile anılan Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin davalar bakımından, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş olup olmamasına bakılmaksızın, bir ya da iki asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bir numaralı asliye hukuk mahkemesi,
ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı asliye hukuk mahkemesi görevlendirilmiş, bu mahkemelerin yargı çevresinin adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı da belirtilmiştir.
Bu düzenlemeye göre, somut olayda Şenkaya Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı doğru ise de, bu mahkemelerin yargı çevresinin yukarıda belirtildiği üzere adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı hususu dikkate alındığında, Şenkaya ilçesinin bağlı olduğu Oltu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla görevli olduğu anlaşılmış ve kararın görevli mahkeme açısından bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK.'un 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10380, K. 2012/1830, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama