KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10395 E., 2012/1825 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/04/2010 tarih ve 2008/1138-2010/400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin bilgi ve talimatı dışında davalı banka nezdindeki hesabından internet üzerinde 4.850 TL'nin başka bir şahsın hesabına havale edildiğini, aynı tarihte yapılan 3.150 TL'lik havale edilen kısma davalı tarafından bloke konularak iade edildiğini, davalının gerekli tedbirleri almaması nedeniyle kusurunun bulunduğunu ileri sürerek 1.000 TL'nin 25.03.2008 tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, 25.03.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 4.850 TL'nin 25.03.2008 tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin her türlü güvenlik önlemini aldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, müşterinin yatırdığı paranın davalının uhdesinde olduğı, davalının güvenlik önlemlerinin kullanılmasını müşterinin insiyatifine bırakmayarak zorunlu tutması gerektiği, davacının kusurlu bir fiilinin iddia edilmediği, zarar görenin banka olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1.000 TL'nin 25.03.2008 tarihinden, 3.850 TL'nin 25.03.2009 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10395, K. 2012/1825, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama