KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1044 E., 2010/1691 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.11.2007 tarih ve 2005/256 - 2007/698 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Telekomünikasyon Kurumu’ndan Uzak Mesafe Telefon Hizmet sağlayıcılığına ilişkin ruhsat aldığını, işletmecinin bu hizmeti verebilmek için kurumdan ayrıca kod numarası alması gerektiğini, bu işletmelerin müvekkili şirket ile imzaladıkları sözleşmelerden sonra kendilerine ara bağlantı santrallarından tahsis edilen portlardan müşterilerine kendilerine tahsis edilen kodlarla şehirlerarası ve milletlerarası arama yaptırabileceğini, buna göre UMTH yetkilendirmesine sahip davalının müvekkili ile ara bağlantı sözleşmesi imzalamadan internet üzerinden müşterilerine erişim sağlamasının mümkün olmadığını,
davalının 406 sayılı Yasa ve sözleşmeye aykırı olarak VOIP(İnternet protokolü üzerinden ses iletimi) yaparak müvekkili şirketi zarar uğrattığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 58.359,49 YTL’nın eylemin başlangıç tarihi olan 05.03.2004 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kurumun Telekomünikasyon Kurumu’ndan aldığı ruhsat ve izin kapsamında her türlü teknolojiyi kullanarak şehirlerarası ve milletlerarası telefon hizmeti verebileceğini, Kuruma yapılan başvuruya UMTH işletmecilerinin bayileri aracılığı ile internet şebekesinden çağrı başlatarak arama ofisi türü hizmetler verebileceğinin bildirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, Telekomünikasyon Kurumu’nun 21.02.2007 tarihli yazısında, UMTH işletmecilerinin ilgili mevzuat uyarınca internet şebekesinden de uluslararası çağrı başlatma haklarının bulunduğu ve bazı UMTH yöntemlerinde teknik anlamda ara bağlantı sözleşmesi yapma zorunluluğunun olmadığı göz önüne alınarak tüm UMTH sunum yöntemlerine yönelik olarak Türk Telekom ile ara bağlantı sözleşmesi yapma zorunluluğundan bahsedilemeyeceği, ISDN üzerinden sunulan hizmetlerin ara bağlantı sözleşmesi olmaksızın verilebileceğinin belirtildiği,
A Tipi UMTH İşletmeciliği Belgesi çerçevesinde davalının yurt dışından gelen görüşme trafiğini her türlü telekomünikasyon şebekesi üzerinden her türlü teknolojiyi kullanarak kullanıcılara iletmesinin yasal olduğu, yasal olarak yapılan bu uygulamadan zarar doğmasının söz konusu olamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1044, K. 2010/1691, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama