KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10514 E., 2012/1778 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/12/2009 tarih ve 2009/2447-2009/2486 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, iki adet bonoya dayalı olarak borçlular hakkında muaccel hale gelen alacağın ödenmediğini ileri sürerek, 13.750 TL alacak için borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 01/12/2009 tarihli karar ile iddia ve dosyadaki belgelere göre, ihtiyati haciz isteminin kabulüne, borca yetecek miktar için ihtiyati haciz karar verilmiştir.
Karşı taraf ... vekili, bono üzerinde tahrifat yapılmış olduğunu, diğer bonoda da imzası dahi olmağını, her iki bonodan da sorumlu tutulamayacağını, iki bono alacağı üzerinden hakkında karar verilmesinin de doğru olmadığını savunarak, ihtiyati hacze itiraz etmiştir.
Mahkemece, icra dosyasında ödeme emrinin borçluya tebliğinden sonra borçlu vekilinin 18/12/2009 tarihinde dosyadan fotokopi almakla ihtiyati haciz kararını öğrendiği halde, karara 7 günlük süresi geçtikten sonra 29/12/2010 tarihinde itiraz edildiği gerekçesiyle itirazın süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden ... vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece itirazın süresinde yapılmadığı kabul edilerek yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuştur. İİK'nun 265/1. maddesinde borçlunun kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebileceği hükme bağlanmıştır.
İtirazın süresinde olup olmadığı mahkemece kendiliğinden araştırılacaktır. Somut olayda borçlu vekilinin icra dosyasından fotokopi almakla 18/02/2009 tarihinde ihtiyati haczi öğrendiği ve buna göre yedi günlük itiraz süresinin geçirildiği kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, yukarıda açıklanan Kanun hükmüne göre itiraz süresinin ne şekilde başlayacağı açıktır. Esasen, dosya fotokopisi alınması ihtiyati haciz kararının tebliğ edildiği anlamına gelmemektedir.
Bu durum karşısında, itirazın süresinde olduğu kabul edilerek işin esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10514, K. 2012/1778, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama