KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10525 E., 2011/15033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/02/2010 tarih ve 2010/9-2010/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından elektronik cihaz sigorta sözleşmesi ile sigortalı davalıya ait MR cihazında hasar meydana geldiğini, hasar bedeli olarak 4.048 TL ödeme teklifinin davalı tarafından kabul edilmediğini ve müvekkili hakkında 20.897,21 TL takip başlatıldığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, hasar bedelinin 17.905 TL olduğunu savunarak, asıl davanın reddini, karşı dava olarak da, hasar bedelinin tahsili için başlatılan takibe davacı-karşı davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın poliçe teminat kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile, 16.114,50 TL üzerinden takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece verilen söz konusu hüküm, Dairemizce, davaya konu elektronik karttaki arızanın sigorta özel ve genel şartları değerlendirilerek teminat kapsamı içinde olup olmadığı, davalı – karşı davacının güç kaynağı bulundurup bulundurmadığının gerektiğinde yapılacak keşif ile belirlenerek oluşacak sonuca göre hüküm verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş, bu kez mahkemece ilk kararda direnilmiş,
davacı – karşı davalı tarafından temyiz edilen karar Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.07.2010 tarihli kararı ile mahkemece verilen direnme kararında yeni gerekçelerin yer aldığı ve bu haliyle bozma kararından esinlenilerek oluşturulan yeni bir hükmün mevcut olduğu ve direnme kararının varlığından söz edilemeyeceği gerekçesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 – Asıl dava, elektronik cihaz sigorta sözleşmesine dayalı tazminat için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, karşılık dava ise anılan sigorta sözleşmesi nedeniyle tazminat alacağı için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda, asıl davanın reddine, karşılık davanın ise kısmen kabulüne karar verilerek, davalı karşı davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmişse de, karşılık davaya konu talep sigorta tazminatı istemine ilişkin olup, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince likit alacaklardan olmadığı göz önüne alınmaksızın karşı davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10525, K. 2011/15033, 14 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama