KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10570 E., 2010/11633 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.04.2008 gün ve 2006/441-2008/112 sayılı kararı onayan Daire’nin 29.04.2010 gün ve 2008/12672-2010/4667 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dünyada yıllardır üretilen ve müvekkili şirketin de üretimini yaptığı hiçbir yenilik ve ayırt edici niteliği bulunmayan modüler su depoları için kendi adına faydalı model belgeleri aldığını, oysa 551 sayılı KHK’nin 154 ncü maddesi uyarınca yeni olan buluşların faydalı model belgesi verilerek korunabileceğini, davalının kendi adına tescil ettirdiği ürünlerin bu nitelikte olmadığını ileri sürerek, “Cıvatalı modüler silindirik depo”, “Silindirik modülleri taşınabilen modüler silindirik su deposu” ve “Modüler sıvı depolarında yenilik” buluş başlıkları ile davalı şirket adına tescil edilmiş bulunan faydalı modellerin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hükümsüzlüğü istenen faydalı model belgelerinin yeni olduğunu, davanın müvekkili şirket adına tescilli faydalı modellerden yararlanarak haksız kazanç temin etme amacına yönelik olarak açılmış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, hükümsüzlüğü istenen faydalı modellerin yeni olmadıkları, bir kısım istemlerin ise usule ilişkin bulunması nedeniyle faydalı model ile korunamayacakları gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu faydalı model belgelerinin hükümsüzlüğüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.04.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10570, K. 2010/11633, 11 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama