KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10625 E., 2012/14471 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/11/2009 tarih ve 2007/236-2009/229 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/09/2012 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkillerine gönderdiği ihtarnameyle, tescilli MELODİCA markasını noter aracılığı ile devir aldığını, yine faydalı model belgesi aldıklarını, özellikle 2006/05284 nolu modelin elle tutulabilen saplı modelinin taklit edilmemesini, satılmamasını... vs ihtar ettiğini, oysa MELODİCA'nın 1950 yılının sonundan itibaren bilinen ve tüm dünyada kullanılan müzik enstrümanı olduğunu, davalıların yıllardır piyasada olan ve yeni olmayan bu ürün için TPE'ye başvurarak faydalı model aldıklarını, söz konusu buluşun yenilik niteliğine sahip olmadığını ileri sürerek, dava konusu markanın ve faydalı modellerin hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini, maddi ve manevi tazminatın tahsilini ve hükmün ilanını talep ve etmiştir.
Davalılar vekili, Melodica'nın tasvir edici bir kelime olmadığını, bu ibarenin dünyada Hohner Inc.firması tarafından kullanıldığını,davacılardan Başak Kollektif Şirketi'nin hükümsüzlüğünü talep ettiği MELODİCA markasını kendisi adına tescili için TPE'ne başvuruda bulunduğunu, markanın hükümsüzlüğü gerektiren bir neden bulunmadığını, müvekkili şirketin usülüne uygun olarak devir aldığı marka ve faydalı modeli kendi adına tescil ettirdiğini, tescilden doğan haklarının ihlal edilmemesi amacıyla ihtarname yolladığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, faydalı modele ilişkin davanın işbu davadan tefriki ile 556 sayılı KHK'nın 7/1(c) maddesi gereğince ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç... veya malların diğer karekteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaların münhasıran veya esas unsur olarak içeren markaların tescil edilmeyeceğinin öngörüldüğü, melodica sözcüğünün müzik enstrümanının ismi olduğu ve 7/c maddesince öngörülen yasak kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2006/26719 nolu markanın müzik aletleri, sazlar, orglar, piyanolar, davullar ve müzik kutuları için hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10625, K. 2012/14471, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama