KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10630 E., 2010/11329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- İstanbul Asliye 4.Ticaret Mahkemesinin 2001/436 E. sayılı dosyası
- Birleşen dava
- İstanbul Asliye 7.Ticaret Mahkemesinin1998/1474 E.sayılı dosyası
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.07.2007 gün ve 2003/187 - 2007/142 sayılı kararı onayan Daire’nin 06.05.2010 gün ve 2008/9851-2010/5376 sayılı kararı aleyhinde davalı - karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 20.11.1997 tarihli sözleşmeyle davalı şirkete üç yıl süreyle bağlı olarak, sözleşmeden önce yapılan "Usul Usul" isimli albüm de dahil olmak üzere üç adet müzik yapımını seslendirmeyi, davalının baskısı ile düşülen müzayaka sonucu kabul etmek zorunda kaldığını, sözleşmenin 6.maddesi ile basılmış-yayımlanmış eserlerden net kârın % 40'ının davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığını "Usul Usul" adlı albümden dolayı ödenmesi gereken 48.000 TL'nın ihtara rağmen ödenmediğini,
sözleşme süresince davalının yapımını üstlendiği üç albümle ilgili olarak taahhüt edilen reklam filmi ve kliplerle ilgili edimlerin de yerine getirilmediğini, bunun üzerine davacı tarafından 10.02.1998 tarihli ihtarnameyle sözleşmenin feshedildiğini bildirerek, şimdilik anılan albümün net kârından davacı payına düşen 40.000 TL'nın fesih tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve sözleşmenin feshiyle geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiş, karşı davada, sözleşmenin haksız ve tek yanlı feshinden dolayı, sözleşmenin 8. Maddesi uyarınca 250.000 USD cezai şart ve 20.000 TL manevi tazminatın karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Birleştirilen İstanbul 4. Ticaret Mahkemesi'nin 2001/436 esas sayılı davasında davacı N. Tokyürek vekili, bakiye 28.396 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini, İstanbul 7. Ticaret Mahkemesi'nin 1998/1474 esas sayılı davasında ise, yapımı taahhüt edilen eserlerden dolayı telif alacağı doğduğunu ileri sürerek 10.000 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl dava yönünden 40.000 TL'nın cevabi ihtar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, diğer istemlerin reddine, karşı dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 25.000 USD cezai şartın davacı - karşı davalıdan tahsiline, alacağa, karşı dava tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülmesine, birleşen 2001/436 esas sayılı davanın kabulü ile 28.396 TL tazminatın cevabi ihtar tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline, birleşen 1998/1474 esas sayılı davanın reddine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri temyiz etmişler, hüküm 06.05.2010 günlü ilamımızın 2.bendinde yazılı gerekçelerle taraflar yararına düzeltilerek onanmış, sair temyiz itirazları reddedilmiştir.
Davalı - karşı davacı vekili karar düzeltme talep etmiştir.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı - karşı davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Dairemizin 06.05.2010 gün 2008/9851 E - 2010/5376 K nolu ilamının sonuç bölümünden de anlaşıldığı üzere, 2.sayfa 1.bendinde "...taraf vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir" cümlesi yerine maddi hata sonucu "...... sair temyiz itirazları yerindedir" şeklinde yazıldığından, HUMK'nun 80.maddesine göre maddi hataların düzeltilmesi her zaman mümkün olduğundan açıklanan maddi hatanın düzeltilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10630, K. 2010/11329, 5 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama