KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1067 E., 2010/5210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Gaziantep Asliye 3.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.03.2008 gün ve 2007/437-2008/105 sayılı kararı bozan Daire’nin 26.10.2009 gün ve 2008/6400-200910963 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili ile marka sözleşmesi yapmaksızın müvekkiline ait TSE markasını kullanmak suretiyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğrattığını ileri sürerek, TSE markası ve amblemine vaki tecavüzün önlenmesine, şimdilik 3.850,000.000 TL maddi ve 1.000.000.000 TL manevi olmak üzere toplam 4.850.000.000 TL tazminatın tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece manevi tazminatın reddine, diğer istemlerin kabulüne dair verilen kararın, davalı vekilini temyizi üzerine, TSE Belgelendirme Talimatı’nın 29 ve 3.2 nci maddeleri beraberce gözetildiğinde, maddi tazminatı oluşturan kalemlerden olan marka ve belgelendirme ücretinin, dava tarihindeki taban miktarından az olmamak üzere yıllık brüt satış tutarı üzerinden hesaplanması gerekirken, marka kullanma ücretinin tavan miktarının esas alınmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı yararına bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak alınan ve benimsenen 26.02.2008 tarihli bilirkişi ek raporuna göre, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.10.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1067, K. 2010/5210, 11 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama