İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/10670 K.2012/3298

Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/05/2010 tarih ve 2008/436-2010/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,…

Esas2010/10670Karar2012/3298Tarih6 Mart 2012Okuma4 dk · 776 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2010/10670 E., 2012/3298 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mart 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

776 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/05/2010 tarih ve 2008/436-2010/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin yapılan sözleşme ile davalıya taşıma hizmeti vermeyi üstlendiğini, davalının hiçbir geçerli sebep göstermeden Şubat 2007 tarihinde bu sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin Ağustos ve Eylül 2006 ait çalışmasının karşılığını ve sözleşmeden kaynaklanan zararlarını davalıdan talep ettiğini, davalının müvekkiline borcunun bulunmadığını bildirmesi üzerine müvekkili tarafından icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının sözleşmede belirtilen aracı teknik olarak yola elverişli durumda bulundurmadığını, kılık kıyafetine özen göstermediğini, araçta muavin olarak bulunan davacının oğlunun aracın deposundaki mazotu aldığını, bu nedenlerle sözleşmenin 31.01.2007 tarihi itibariyle haklı olarak feshedildiğini, sözleşmenin geçerli olduğu süreye ilişkin ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını savunarak, davanın reddini ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında taşıma sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme hükümlerine rağmen taşımayı yapan araca ve araç şoförünün kıyafetine dikkat edilmemesi, aracın düzgün kullanılmaması ve araca konulan mazotun çalınması ileri sürülerek bu sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı feshedildiği, tanık anlatımlarının davalı savunmasını doğruladığı, davalının sözleşmenin 6. maddesi ile kendisine tanınan fesih yetkisini kullandığı, davacının fesih tarihine kadar olan dönem için bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalının aralarındaki taşıma sözleşmesini haksız olarak feshettiğini ileri sürmüş, davalı ise davacının sözleşmede öngörülen şartları yerine getirmediğini ve bu nedenle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, sözleşmenin yürürlükte olduğu döneme ait ödemelerin yapıldığını savunmuştur. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının sözleşmede düzenlenen şartları yerine getirmediği ve davalının da aynı sözleşmenin 6. maddesinde kendisine tanınan fesih yetkisini kullandığı, fesih tarihine kadar ise davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Taraflar arasında 01.10.2006-31.05.2007 tarihlerini kapsar taşıma sözleşmesinin bulunduğu, davacı tarafından davalıya taşıma hizmetinin verildiği ve bunun karşılığında da davalının davacıya bir kısım ödeme yaptığı uyuşmazlık konusu değildir. Ancak, davacı taraf davalıya sunduğu taşıma hizmetinin 06.08.2006 tarihinde başladığını ileri sürmüş ve buna ilişkin olarak imzasız bir belge ile 01.09.2006 tarihli bir faturayı dosyaya ibraz etmiştir. Taşıma sözleşmesinin yazılı olarak yapılmasının şart olmadığı da düşünüldüğünde mahkemece öncelikle taraflar arasında bulunduğu kuşkusuz olan taşıma ilişkisinin tam olarak hangi tarihte başladığının tespit edilmesi ve buna göre yapılan ödemeler gözetilerek takibe konu alacağın bulunup bulunmadığının belirlenmemesi doğru görülmemiştir.

Öte yandan, davacı tarafça davalının yaptığı ödemelerin tamamının kira karşılığı olmadığı iddia edilmiş olup mahkemece bu iddia da değerlendirilmemiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen aylık ücretin tam olarak hangi hizmetleri kapsadığı sözleşme metninden anlaşılamamakla birlikte davalı taraf sözleşmenin feshine gerekçe olarak davacının oğlunun aracın deposundaki yakıtı almasını göstermiştir. O halde, sözleşmede belirtilen ücretin neyi kapsadığının, aracın yakıt ve bakım onarım giderlerinin hangi tarafa ait olduğunun kesin olarak belirlenmesinde ve buna göre davacının itirazları da gözetilerek davalının yaptığı ödemelerin kapsamının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

Ayrıca, davalı tarafça, davacının aralarındaki sözleşmenin 7. maddesini ihlal ettiği ve bu nedenle de sözleşme hükmüne uygun olarak bir aylık kira bedelinin cezai şart olarak davacı alacağından mahsup edildiği savunulmuştur.

Gerçekten de taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinde, taşıma hizmeti verecek araç ve aracın şoförü için bir takım kurallar getirilmiş ve bu kurallara uyulmaması halinde taşımacın birinci defasında uyarılacağı, ikinci defasında 5 günlük kira karşılığı, üçüncü defasında ise bir aylık kira karşılığı cezayı kabul edeceği düzenlenmiştir.

Ancak, davacı taşıyıcının bu kuralları kaç defa ihlal ettiği, kendisine sözleşme uyarınca ilk iki ihlal için bir yaptırım uygulanıp uygulanmadığı belirlenmeksizin davalı savunmasına itibar edilmesi ve alacak miktarına ilişkin değerlendirme yapılması da doğru olmamıştır.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, mahkemece taşıma konusunda uzman bir bilirkişi ile turizm sektöründe uzman bir bilirkişiden oluşturulacak kuruldan, davalının ve bulunması halinde davaya konu aracın maliki olan dava dışı ...'ün ticari defterlerinin de incelenmesi suretiyle, taraflar arasındaki ilişkinin ne zaman başladığı, tarafların hak ve yükümlülüklerinin ne olduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin taraflarca yerine getirilip getirilmediği,

davalı tarafından yapılan ödemelerin kapsamı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporu alınarak ve sözleşmenin 6. maddesindeki düzenlemenin keyfi bir biçimde kullanılamayacağı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde denetime elverişli olmayan ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10670, K. 2012/3298, 6 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/10670
Karar No
2012/3298
Tarih
6 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/10670 K.2012/6528
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/10670 K.2012/6361
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/10671 K.2012/10756
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/10673 K.2012/11087
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/10673 K.2012/3632
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/10673 K.2012/8855

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.